4 Mayıs 2015 Pazartesi

Dönüşüm Haberleri Mayıs 2015 Sandra Ingerman

Çeviren: Simin Uysal

Hepimiz spiritüel çalışmanın gücünü biliyoruz. Ve bunun için kanıta ihtiyacımız da yok. Bilmemiz gereken tek şey şamanizmin onbinlerce yıldan bu yana varlığını sürdürdüğü olgusu.  Çünkü şifalardan alınan sonuçların gücü, çalışmayı canlı tutuyor ve besliyor.  

Batıda şamanizmin yeniden canlanması nedeniyle şamanik çalışmaları keşfetmek için ilgi duyan pek çok kişi, sonuçları öğrenmenin görünmeyen alemlere açılmalarında onlara yardımcı olduğunu görüyor. Bildiğimiz gibi batı dünyasındaki pek çok kişi, sosyal şartlandırmaya bağlı olarak, çocukluğumuzda bağlantıda olduğumuz ruhun görünmeyen dünyasına açılan kapıları kapatıyor.  Günümüzde insanlar, yaşamlarında anlam ve sağlık ve esenliklerini artırmanın yollarını aradıkları için, kendilerini şamanizm uygulaması ile çalışma olasılığına açıyorlar.  Fakat pek çoğu, yardımcı ruhların dünyasının varolmadığına şartlandırıldıklarından dolayı, hala tereddüt hissediyorlar. Beynimiz tüm enerjimizi elle tutulabilir alemlere ve toplumun kurallarına uymaya odaklamamız için yıkanmış.  Ne üzücü ki, insanları kendi spiritüel rehberlikleri ile bağlantıya geçmelerinde destekleyerek toplumu güçlendirebilir  ve bütünün kolektif gücüne eklemesine yardım edebilirdik.  İnsanların bu anlayışa şimdi uyanıor olmaları ise iyi haber.

Yeryüzü için Şifa’yı öğretmeye başladığımdan bu yana, transfigürasyon uygulamasının bireysel ve gezegensel boyuttaki şifa gücünü gösterebilmek için gruplarımla birlikte çeşitli deneyler yürüttüm. Medicine for the Earth: How to Transform Personal and Environmental Toxins “Yeryüzü için Şifa: Kişisel ve Çevresel Toksinleri Nasıl Dönüştürmeli) adlı kitabımda başlangıçtaki deneylerimiz hakkında yazmıştım. İlk deneylerimizde iyonu alınmış suya amonyum hidroksit ekleyerek ve pH değerindeki farklılığı izleyerek çalıştık.  

Daha sonra Konstantin Korotkov tarafından geliştirilmiş olan GDV kamerasıyla çalışmaya geçtik. GDV kamerası, kamera camının üzerine yerleştirilen kişi ya da nesnelerdeki foton ve elektron emisyonlarının uyarımını kaydediyor.  Yazılımı, bu verileri kişilerde çakralar ve aura alanlarını ve nesnelerden yayılan enerjileri gösterecek biçimde işleyebiliyor.

Sylvia Edwards, atölyelerimde uyguladığımız transfigürasyon çalışmasının sonuçlarını ölçmek için GDV kamerasıyla çalışıyor. Bu atölyelerde gerçekleşen pek çok mucizevi şifaya tanık olduk. Ve bu aynı zamanda, önce ve sonra fotoğraflarına sahip olmamızı ve böylece çalışmanın gücünü insanlara göstermemiz için muhteşem bir yol sağladı.

Transfigürasyon çalışması ile ilgili olarak, bu çalışmada hiçbir şifa enerjisinin gönderilmediğini hatırlatmak istiyorum.  Bizler uygulamacılar olarak ilahi ışığımıza –bedenimiz ve tenimizin ötesindeki benliğimize, dönüşürüz. Ve herkesi ve tüm maddeleri ilahi ışık ve ilahi mükemmelliklerine odaklanarak algılarız.  

Transfigürasyon uygulaması, yaptıklarımız ile değil fakat varlığımız ve dönüştüğümüz kişi olarak değişim yaratma dişil prensibini kullanır. 

Shift Network için yürüttüğüm bir telekonferans oturumunda Sylvia ile birlikte uzaktan bir transfigürasyonu kullandığımız bir deneyi tasarlamak için çalıştık.

Sylvia Colorado, Boulder’da bir otel odası kiraladı ve GDV kamerası kullanarak oraya gelen gönüllülerin aura alanlarını ölçtü. Ve test etmek için marketten çeşitli yiyecek maddeleri de aldı. Aldığı yiyeceklerin bazıları yüksek olasılıkla GDOlu içeriğe sahipti.

Daha sonra, dünyanın pek çok farklı yerinden telekonferans eğitimime katılan yüzlerce kişi transfigüre biçimde ve otel odasında bulunan kişi ve maddeleri ilahi ışık ve mükemmellik halinde algılayarak odaklandı.  Yani yine şifa göndermedik. Yalnızca otel odasında bulunan her şeyi ilahi ışık olarak algıladık. Grubun elinde otelin adı, adresi ve oda numarası vardı.

Ben gruba transfigürasyon seremonisi için rehberlik yaptığım sırada Sylvia beni kulaklıkla dinliyordu. Otel odasında bulunan gönüllüler seremonide ne olup bittiğini bilmiyorlardı.  Onlara yalnızca ışığı absorbe etmeleri söylenmişti. Sylvia seremoniden önce ve sonra, odada bulunan kişi ve maddelerin fotoğraflarını çekti. 

Raporu okumak ve fotoğrafları görüntülemek için bağlantıyı tıklayınız : 
http://www.sandraingerman.com/gdvcameraresults.html

ve sonra “Remote Transfiguration Experiment Report” (Uzaktan Transfigürasyon Sonuçlarına) tıklayın. Diğer atölyelerde de çekilmiş inanılmaz fotoğraflar mevcut.

Uluslararası bir grupla birlikte uzaktan çalışmak son derece heyecan vericiydi. Bu hepimize çevre konularında transfigürasyon uygulamasını kullanarak çalışmak konusunda esin verdi ve umarım size de verir.

Llyn Roberts ile birlikte 2 Mayıs’ta çıkacak bir kitap hazırladık. Gerçekten güzel bir kitap ve başlığı da Speaking with Nature: Awakening to the Deep Wisdom of the Earth (Doğa ile konuşmak: Yeryüzünün Derin Bilgeliğine Uyanmak).

Bahsettiğimiz konulardan bir tanesi de batı dünyasının popüler kültüründe konu edilen doğal varlıklara ne denli odaklandığımız. Ağaçlar, bitkiler, kartallar, şahinler, ayılar, yunuslar, balinalar vs. Ve elbette kolektif tarafından fark edilne bu varlıkları seviyoruz.

Fakat doğa hakkında konuşmalarımızda bahsi geçmeyen ancak yaşam ağının canlılığı ve sağlığına katkıda bulunan pek çok diğer doğa varlığı da var: planktonlar, mikroplar, salyangozlar, solucanlar, sümüklüböcekler, vd.
Bu ay konuşmalarımızda bahsi geçen ve bahsi geçmeyen fakat tüm yaşamın sürekliliği ve sağlığı için gerekli olan tüm varlıkları fark etmek için dikkatli olabileceğimizi düşündüm. Popüler kültürde hakkında konuşulmayan bir doğa varlığını düşünün. Bir yolculuk ya da meditasyon yaparak onunla bağlantı kurun ve yaşam ağının sağlık ve esenliğine bulunduğu katkıya tanıklık edin. Bu varlığı onurlandırmak için kısa bir seremoni yapın.


Size ilham vermesi için aşağıda Doğa ile Konuşmak’tan bir seçki var:

Doğa ile Konuşmak - Seçki

Bölüm 6
Muz Sümüklüböceği ve Solucan
Muz Sümüklüböceği
Llyn
 

Sık ve nemli bir ormandaki yosunlu bir patikada yürüyüş yaptığınızı hayal edin. Oksijen ve negatif iyonla dolu, taze havayı soluyorsunuz. Yağmur ormanında bahar vakti. Herşey yeşil, her şey akıyor ve tomurcuklanıyor.

Yemyeşil ve sırılsıklam patikada sizinle yürüyormuş gibi görünen ama yavaşlığından dolayı hareket ettiğinden bile emin olamadığınız küçük ve tombul, kabuksuz sümüklüböceğe benzer bir yaratık var. Hoh Nehri Vadisinde birlikte yaşadığım sayısız doğa varlıklarının içinde, Muz Sümüklüböceğinin varlığı bereketli ve merak uyandırıcı.

Muz sümüklüböceğine neden bu isim verilmiş? Muz sümüklüböceğinin derisi sarı ve kahverengi benekleri var, aynı olgun bir muzun kabuğu gibi… 

Muz sümüklüböceği yumuşak, etli ve narin. Kuzeni sümüklüböcek gibi onu koruyan bir kabuğu yok.

Muz sümüklüböceği bizim korunaksız kısmımızı mı yansıtıyor?  

Kutsal dişi, incinebilir olmakta güç olduğunu bilir. Bu ufak varlığın tüylerimizi diken diken etmesinin nedeni saklayamadığımız ve reddedemediğimiz parçalarımızı ima ediyor olması mı? Kutsal dişinin tensel ve duyarlı veçheleri halen pek çoğumuzun sakladığı ve aynı zamanda da saklandığı bir şey… 

Muz Sümüklüböceğinin şifasını nasıl onurlandırabilir, dokunsal topraksılığa yeniden dokunuruz? Bir yolu çimenlere uzanıp bulutları ve yıldızları seyreden, yaz yağmurlarında koşan ve ayak parmaklarının arasını çamurla dolduran küçük çocuklardan öğrenmek olabilir.  Sağlıklı çocuklarda olan basit ve duyusal keşifler, beden ve Yeryüzü ile kalpten bir bağlantının işaretidir. Çocuklar bağlantılıdır…


Ruh ve beden ayrılmazdır. Ve gezegenimizin de bedeniyle bütünüz. Dokunmak kim olduğumuzun ve benliğimiz ve dünyayı tanımamızın ayrılmaz bir parçasıdır. Muz sümüklüböceği, birbirimizle ve Yeryüzü ile yeniden bağlantı kurmamızı önerir.  

Muz sümüklüböcekleri, bitkilerin çözünmesi ve tohum ve sporların orman tabanına yayılması için çok önemli. Ve inanılmaz biçimde duyarlılar. Ona kötü niyetle yaklaşınca içine doğru kapanıyor ve ölü taklidi yapıyor ama yumuşak bir sesle konuştuğunuzda kafasını kaldırıp sizi görmek için çeviriyor. Muz sümüklüböcekleriyle sohbet etmek beni ağlatıyor.
 
Yeryüzünde sahip oldukları bedenlerinde mutlu görünen Sümüklüböcekler gibi toprağa güven ve hassasiyetle sarılabilseydik yaşam farklı bir biçim alırdı. Savunmasız Muz Sümüklüböceği derin dişil bilgeliğini bizimle paylaşıyor: “Tenseli ve küçük olanın gücünü anımsa.”


Uygulama 
Muz Sümüklüböceği bilgeliği bize yeniden bağlantı kurmamızı ve küçük olanı güçlendirmemizi söyler.

Yaşamınızda şu anda olumlu etkiler yaratan küçük şeyleri düşünün. Bunları görün ve takdir edin. Küçük olana enerji verin.

Kalbinizi ve duyularınızı açın ve küçük şeylerin kendinizi nasıl canlı hissettirdiğini görün.  

Küçük Muz Sümüklüböceğinin kim olduğunu, ne olduğunu ve dört bir yandaki kesilmiş ormanlarla dolu ölüm tarlalarına rağmen Yeryüzünü beslemeyi ve tohum atmayı sürdürdüğünü hatırlayın.

Mütevazi ve bilge Muz Sümüklüböceği bizi şuna teşvik ediyor: “Yalın ve bağlantıda kal. Sen ve ben, biz yeterliyiz.” 

Solucan
Sandra
 

Bahçemizin bir bölümü fazlaca bir bitkisel hayatın yeşermesi için uygun değil. Bahçevanlarla pek çok görüşerek, bahçenin bu bölümünü incelemelerini istedik çünkü bu bölümün kimyasal yapısındaki bir değişim sonucunda, önceleri pek çok bitkinin gelişimini desteklerken sonrasında yalnızca en dirençlileri destekler hale geldiğini gördük. Sorun su ile ilgili olmanın ötesinde.    

Bu alandaki toprağın mineraller ve susuzluk nedeniyle bu denli sertleşmesi nedeniyle tek çözümün bir solucan ordusu getirmekte olduğuna inanıyorum. 

Solucanlar, tüp biçiminde, parçalı ve hermafroditler – her birey hem dişi hem de erkek organlarına sahip. Kör ve sağırlar fakat derileri toprağın tadabilecekleri ve ışığı ve karanlığı algılayabilecekleri hücrelerle kaplı.  Solucanlar toprakta yaşar ve farklı seviyelerde yuvalar açtıkları için doğal olarak bitkilerin gelişimi için gerekli oksijenin toprağa girmesini sağlarlar. Yaprakları, yiyecek atıklarını ve ayrıştırabilecekleri her şeyi alır ve gübreye dönüştürürler.Derilerinden nefes alırlar ve başlarına yakın olan parçalarında beş set çift kalbe sahiptirler. ..
Yaradılışa örülmüş öyle bir gizem var ki, ve biz genellikle yaşam ağındaki her bir varlığın yaşamı yaratma, sürdürme ve desteklemede nasıl bir rol oynadığının büyüsünü göremiyoruz. Yaşam ağındaki her şeyin sağlıklı bir dünya bahçesini yaratmada yaşamsal bir işlevi var. Tüm yaşam diğer yaşam formlarına bağlı. 

Bakımlı her bir dönüm bahçe, yaklaşık yarım ton mikroorganizma barındırıyor ve buna solucanlar dahil değil.  Solucanlar, toprağın sağlığı için gerekli olan bir ton atık yaratıyor ve bunlar sağlıklı bir bitki yaşamının gelişmesi için gerekli. Solucanların ürettiği mukus ve atıklar, yararlı bakteri ve mantar gelişimini destekliyor.

Olağan yaşamınızı geride bırakmak ve benimle birlikte solucanın ve onun yaşamının lütfunun dünyasına yolculuk yapmak için hayalgücünüzü kullanın.

Gözlerinizi kapayın ve kendinizi bereketli ve üretken bir bahçede hayal edin. Toprağı incelerken, onun bakıcıları olan küçük yaşam formlarına yönlendiriliyorsunuz.


Görünmez duyularınızı kullanarak mikroorganizmaların toprağı nasıl oluşturduklarını ve doğanın gerçek toprak sürenlerinin Solucan olduğunu fark edin.  Bu küçük ve kör varlıkların güçlü kazıcılar olduklarını, 4,5 metre derinliğe kadar yuva yapabildiklerini gözlemleyin. Hareket ettikleri sırada tünellerin içine havayı nasıl ittiklerini seyredin. Yuvalarını açarken toprağı nasıl havalandırdıkları, karıştırdıkları, topakları açtıkları ve taşları gömmeleri karşısındaki hayretinizi deneyimleyin.  Bazıları yaprakları ve organik maddeleri aşağı taşırken, diğerlerinin yüzey toprağına besin değerleri ve humusu taşımasını izleyin. Solucanlar büyük miktarda çürüyen organik madde olmadan yaşayamazlar.  

Solucanların bizi besleyen besinlerin büyümesi için gerekli sağlıklı toprağı nasıl yarattığına dair şükran duygunuzla birlikte olağan gerçkeliğe dönün.

Genellikle bir kişinin ya da doğa varlığının önemini yargılarız. Yaşam formlarının gücünü onların cüsseleri ve ne kadar renkli oldukları temelinde karşılaştırırız. Llyn bize küçük olanın gücünü fark etmeyi ve onu onurlandırmayı hatırlatıyor. 

Yaşam için çok önemli olan küçük varlıkları onurlandırdığınız zaman yargılamayi ve karşılaştırmayi bırakırsınız. Kendinizle kendinizi yargılamadan bağlantı kurar ve yaşam ağına katkıda bulunduğunuz kişisel armağanlarınızın varlığını teslim edersiniz. Ve böyle yaparak hücresel düzeyde yeterli hissedersiniz.   

Uygulama 

Gün içinde karşılaştığınız, topluluğa ve gezegene hizmet eden ve bunun teslim edilmesine ihtiyacı olmayan insanları fark edin. Tüm yaşam adına spiritüel çalışmanızı ve uygulamalarınızı yaparken isimsiz kalmanın gücünü onurlandırın. 

Doğa ile Konuşmak, Sandra Ingerman, M.A., ve Llyn Roberts © 2015 Bear & Company. Yayıncı, Inner Traditions International izniyle alınmıştır. www.InnerTraditions.com 


Dolunay 3 Mayıs’ta. Haydi dolunayda tüm yaşamı, genellikle aklımıza gelmeyenleri ve daima bilinçli algı alanımızda olanları- onurlandıralım. Haydi her şeyin içindeki güzellik ve mucizeye uyanalım.

Olağan bilinç durumunuzu yoldan çekmek için derin bir hazırlık çalışması yapın. Gündelik düşünceleriniz ve sorunlarınızın dışına bir adım atın. İlahi ışığınızı- içsel ateşinizi, içsel günışığınızı deneyimlemek için içinize yolculuk yapacağınız bir seremoni yapın. Parlayın ve o ışığı yayarken tüm yaşama ve muhteşem Yeryüzüne odaklanın. Yeryüzüne ve tüm yaşama sevginiz ve ışığınızla dokunun. Küresel bir topluluk olarak, gerçekliğe parlak bir ışık ağı örmek için sevgi ve ışığımızı bir araya getiriyoruz.

Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız lütfen anasayfadan “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak”  yazısını okuyunuz.

Bu ayki yazının içindeki bilgilerin çokluğundan dolayı, topluluğumuzdan gelen ilham verici öyküleri paylaşmaya Haziran’dan itibaren devam edeceğim.


Copyright © 2015 Sandra Ingerman. All rights reserved.




Dönüşüm Haberleri Nisan 2015- Sandra Ingerman

Çeviren: Simin Uysal

Dönüşüm Haberlerinin odağı her zaman kendi hayatınızda bilincinizi yükselten spiritüel uygulamalarla ilgilenmek ve gezegende şifa veren bir varlık olmak üzerine olmuştur.

Fakat bildiğiniz gibi klasik şamanik şifa çalışmasını da öğretiyor ve yazıyorum. Halen kayıp ruh parçalarını geri getirme, erk hayvanı geri getirme, ekstraksiyon ve ruh kılavuzluğu  seremonileri yapıyorum. Şamanik seremonilerin klasik biçimiyle çalışmayı seviyorum. Eğer Şamanizm çalışmalarıyla yeni tanıştıysanız ana sayfadan “Duygusal ve fiziksel hastalığı şifalandırmada şamanizmin gücü” başlıklı yazıyı okuyabilirsiniz.  Bu makalede şamanların duygusal ve fiziksel hastalığın spiritüel nedenlerini nasıl algıladıkları ile ilgili çok kısa bir bilgi sunuyorum.

Klasik şamanik şifa seremonilerini yapmaya ve öğretmeye devam ediyorum. Ve bildiğiniz gibi transfigürasyon çalışmasını danışanlarımla yaptığım çalışmama ve öğretilerime köprülemeye de odaklanıyorum.  Çünkü spiritüel ışıkla çalışarak kişisel ve gezegensel sorunları şifalandırabileceğimize ve dönüştürebileceğimize inanıyorum.

Yakın zamanda Sacred Hoop dergisinin editörü Nicholas Breeze Wood ile bir görüşme yaptım. Sacred Hoop Şamanizm üzerine harka bir dergi. Ve Nick de Şamanizm uygulaması üzerine pek çok eğitici makale yayınlıyor.  

Nicholas ile görüşmem Sacred Hoop’un 87 nolu yeni sayısında.

Sacred Hoop hakkında daha fazla bilgiye bu adresten ulaşabilirsiniz: www.sacredhoop.org/offer.html 

Görüşmemizde Nick’in öne sürdüğü konulardan bir tanesi de şamanik uygulamacıların yardımcı ruhlarla,  karşı karşıya olduğumuz sorunlara müdahale etmelerine izin verecek biçimde çalışmıyor olmalarından duyduğu üzüntüydü.

Bu konu beni “müdahale” ve “manipülasyon” arasındaki fark konusunda derinlemesine düşünmeye yöneltti. Çünkü ruhun gözlerinden görmemizi sağlayan ve egomuzu kazıyan günlük spiritüel uygulamaları yapmadığımız sürece kendimizin ve gezegenin en yüksek iyiliğine hizmet etmeyen spiritüel müdahaleler için talepte bulunmamızı sağlayan egosal arzulara av olabiliriz.

Ve bu ay sizi “müdahale” ve “manipülasyon” arasındaki fark ile ilgili bir anlayış elde etmek için bir yolculuk ya da meditasyon yapmanız için teşvik etmek istiyorum.

Şamanizm uygulamasının bizim bağlantı kurduğumuzdan çok daha fazla şifa potansiyeline sahip olduğu konusunda Nick’e katılıyorum. Sorunun bir bölümünün insanların çok çeşitli öğretiler arasında sörf yapması ve bu nedenle de şamanik çalışmaların gerçekte sahip olduğu mucizevi gücü ortaya koyacak beceri düzeyinin geliştirilememesi olduğunu düşünüyorum.  Yazılarımda pek çok kereler spiritüel öğretiler arasında sörf yapan ne kadar çok insan olduğundan bahsettim.

Çalışmanızla ilgili becerilerinizi geliştirmek, daha fazla güç ve şifa getirmenin anahtarıdır. Fakat aynı zamanda spiritüel bir olgunluk geliştirerek yardımcı ruhlarla nasıl ilişki kurulacağını bilmenin, görünmez alemlerden fiziksel alemlere daha fazla şifa gücünün akmasını sağlamanın da anahtarı olduğunu biliyorum.

Tüm cevapları bilmiyorum. Yalnızca soruya farkındalık getiriyor ve karşı karşıya olduğumuz pek çok kişisel ve küresel güçlük içinde sizi, yardımcı ruhları olumlu biçimde müdahalede bulunabilmeleri için  beceri düzeyinizi derinleştirme konusunu keşfetmeniz için teşvik ediyorum.   

Nick ile bu görüşmeyi kaydettiğimiz hafta, Shift Network için bir program da kaydettim.

Ve bu görüşmede duygusal ve fiziksel sorunlara yardımcı ruhlarının yardımıyla şamanların klasik teşhisleri hakkında konuştum.  Ve yine transfigürasyon uygulamasının gücü ve spiritüel ışıkla nasıl şifalandırabileceğimizden bahsettim.  

Bu görüşmenin odağı, danışan orada bulunsa da bulunmasa da uzaktan yapılan şamanik şifanın ne denli güçlü olabileceği idi.

Uzaktan yapılan çalışmanın gücünü anlatmak için birkaç vaka örneği verdim. Aşağıda verdiğim örneklerden bazıları var.

Bir zamanlar bir danışanla uzaktan çalışmıştım. Kendisini şahsen tanımıyordum. Benimle temasa geçerek yardımımı istedi. Şiddetli bir depresyon geçiriyordu. Erk hayvanım, yolculuğumda bana bu adamın erk hayvanının geri getirilmesine ihtiyacı olduğunu söyledi.  Fakat yardımcı ruhum bu adama bir erk hayvanı yerne, koruyucu ruh olarak bir Ağaç yolladı. Şamanizm uygulamasında, ağaçlar koruyucu ruh olabilirler. Bu yüzden erk hayvanı ve koruyucu ruh terimleri, hangi varlığın kaybolmuş gücü geri getirmek için ortaya çıktığına bağlı olarak, birbirlerinin yerine kullanılabilir.

Yolculuktan sonra danışanımla ona bir Ağaç gönderdiğimi paylaştım. Şifa sonucunda depresyonu ortadan kalktı ve Ağaç ile güzel ve şifalandırıcı bir ilişki geliştirdi.

Bir keresinde de küçük bir kız için çalışmıştım. Küçük kız kaçırılmış, bulunmuş fakat son derece travmatize olmuş haldeyken ailesine teslim edilmişti. Konuşamıyordu.

Orta Dünyada bir yolculuk yaparak kızdan onun adına çalışmak için izin aldım. Konuşamadığı için telefonda izin alamadığım için bir yolculuk yaptım.  

Erk hayvanım, kızın kaybolmuş ruhsal özünü bir kristale üfletti. Kristali güzel bir parça kumaşa sardık. Erk hayvanım ayrıca kendisini güvende ve korunuyor hissetmesine yardımcı olacak metaforik bir şifalandırıcı öyküyü sesli olarak bir kasede kaydetmem için sağladı. Kızla paylaşmam için bana verdiği öykü güzel bir şifalandırıcı öyküydü.  Kristali ve kaydettiğim öyküyü kargoyla yolladım. Kıza kristali eline almasını ve ona geri dönen ışık, sevgi ve mutluluğu hissetmesini söyledim.

Aylar boyunca ebeveynleri ile bağlantımı sürdürdüm. Çocuğun gelişimi yavaştı. Fakat ebeveynleri, kızlarının kristalden asla ayrılmadığını ve kaydı gün boyunca tekrar tekrar dinlediğini söylediler. Dinlemediği zamanlarda başkası almasın diye kaydı saklıyormuş.  

Kızın iyileşmesi yavaştı ama uzaktan çalışma ona büyük yarar sağladı.

Ve paylaşmak istediğim son örnek de uzaktan yapılan transfigürasyon çalışmasının gücü ile ilgili. Grup olarak Santa Fe’de bir atölye çalışmasındaydık. Su için bir transfigürasyon seremonisi yapmayı planlıyorduk. Seremonimize az kala İskoçya’da yaşayan Mark benimle bağlantı kurarak grubun, bitkisi için uzaktan çalışma yapıp yapamayacağını sordu.    Bana bitkinin bir fotoğrafını yolladı ve ben de onu çemberimizin ortasında bulunan sunağa yerleştirdim. Aktivitelerini ölçmek için Bitkiye bir alet bağlamıştı. Mark, grubun tam olarak ne zaman çalışma yapacağını bilmiyordu.

Grup olarak, sunakta bulunan suyu şifalandırmaya ya da bitkiye şifa yollamaya çalışmadık. Kendi ilahi ışığımıza transfigüre olarak, sunağımızdaki her şeyin ilahi sağlığı ve mükemmelliğine odaklanarak, bu ışığı yaydık.

Santa Fe’de yaklaşık akşam saat 9’da çalışma yaptık. Bu sırada İskoçya’da gece yarısıydı ve Mark bitkiye bağladığı aletin ölçümlerini okuduğunda bizim çalışmamız esnasında enerjisel olarak canlandığını gördü.


Deve tabanı bitkisinin kaydedilmiş aktivitesini ana sayfada “GDV Kamera Sonuçları” sekmesine tıklayarak görebilirsiniz. Findhorn Bitki Deneyi Sonuçları bölümüne bakınız. 


Bunlar, benim ve eğittiğim şamanik uygulamacıların çalışmalarından topladığım yüzlerce örnekten üç tanesi.

Bildiğiniz gibi, “şifa” ve “tedavi” arasındaki fark öğretiyorum. Bu konu üzerine pek çok kitabımda ve son kitabım olan Walking in Light: The Everyday Empowerment of Shamanic Life ta da yazdım. Çünkü pek çok vakada danışan, bir şamanik uygulamacının uyguladığı şifayı aldıktan sonra, uzun vadeli sonuçlar için pek çok kişisel çalışma da yapmalıdır.


Yardımcı ruhlar, insanların, diğer doğa varlıklarının ve gezegenin deneyimledikleri sorunları şifalandırmamız için bize yardım edebilirler. Fakat bizler de nasıl bir yardım istememiz gerektiğini bilebilmek için gerekli duygusal olgunluğa erişmek ve evrenin muhteşem ve sınırsız gücünün akabilmesi için dünyalar arasındaki perdeleri kaldırmak için spiritüel çalışmamızın derinliklerine dalmaya istekli olmalıyız.

Öğrencilerimin benimle paylaştıkları öyküler ve örnek olayları çok etkileyici buluyorum. Öğrencilerim şamanik çalışmaları, çocuklar, ilişkiler, aile yaşamı, iş yaşamı ve topluluklarla olan çalışmalarına köprülüyorlar. Değişim yaratmak için yardımcı ruhlarıyla gerçek bir işbirliği içinde çalışan insanlar bana esin veriyor.

Dolunay 4 Nisan’da. Haydi görünmez alemlerin içinde ve oradan yayılan ışık ve sevgi için araç olalım. Transfigürasyon uygulamanızı yaparken aynı zamanda da yardımcı ruhlarınıza formlarını bıraktıkları ve böylece formsuz enerjilerinizi birleştirebildiğiniz için teşekkür edin. Tüm dünyalardan yayılan ışık, sevgi ve birliğin enerjileri birlikte Yeryüzü’nün içinde ve çevresinde bir ışık ağı örsünler. Mucizeler olabilir. Odaklanmak ve bizi ayakta tutan elementler dahil canlı her şeye saygı duyan ve onulandıran ve sevgi, ışık, barış ve eşitliği kucaklayan bir gerçekliği örmek için görünmeyenden görünene ipliklere yolu açmak için gerekli çalışmayı yapmalıyız.


Eğer Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız, dolunay seremonimizin detayları için lütfen anasayfadan  “İnsanlardanOluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyunuz. 

23 Şubat 2015 Pazartesi

Japon Rüyaları - Fuji Dağı, Şahin ve Patlıcan

Simin Uysal

Geçtiğimiz hafta Japonya'daydım. Hiç beklenmedik biçimde ortaya çıkan ve ilk başta pek de istekli olmadığım Japonya seyahatinden çok etkilendim.

Osaka'da üç gün geçirdikten sonra Tokyo'ya geçtik. Tokyo'daki ilk gecemde çok ilginç bir rüyadan uyandım. Rüyamın bir bölümünde bir bahçeden geçerken, çoğunluğunu kadınların oluşturduğu bir gruba rastladım. Rüyalardan bahsediyorlardı. Acelem olmasına rağmen konu ilgimi çektiğinden durakladım. Rüyalar üzerine pek çok soru sordular. Yaşlı, uzun beyaz saçlı ve uzun beyaz elbiseli bir kadın dikkatimi çekti. Köşede oturmuş, söylediklerimi onaylayan bir gülümsemeyle beni dinliyordu. Oradan ayrılırken "unutmayın, rüyalar eylem gerektirir" diye üzerine basa basa tekrarladım.

Elbette benim rüyam da eylem gerektiriyor! Japon kültürünün rüyalara yaklaşımıyla ilgili birşeyler okumaya karar verdim. Ben oradayken Çin takvimine göre yeni yıl (Keçi Yılı) başladığını da gördüm (Japonlar için Koyun yılındayız) ve yeni yılın ilk rüyası benim için önümüzdeki yılı gösteren rüya olduğundan, Japonlar açısından nasıl olduğunu merak ettim. İlk okuduklarımdan birkaç ilginç noktayı paylaşmak istiyorum.

Japoncada yeni yılın ilk rüyası için kullanılan sözcük "Hatsuyume". Geleneksel olarak bu rüyanın yeni yılda yaşayacaklarını gösterdiğine inanılıyor. 31 Aralık gecesi eğlenceyle ve pek de uyumadan geçtiği için Hatsuyume 1 Ocak gecesi görülen rüyaya verilen ad. Bu yüzden, geleneksel Japon takviminde 2 Ocak'a verilen isim de Hatsuyume yani ilk rüyayı takip eden gün. Japonlar yeni yılın ilk üç gününde görüen rüyaların önemli olduğuna inanıyorlar. Bazı kaynaklar bu geleneği 4. yüzyılda İmparator Suinin'in böyle bir rüya gördüğünü anlatan dokümanlara dayandırıyor. Anladığıma göre, aslında çok geriye giden  bir gelenek.

Edo döneminden bu yana, yeni yılın ilk rüyasında özellikle Fuji Dağı, Şahin /Doğan ya da patlıcan görmek iyiye işaret kabul ediliyor. Dağı anladık, Şahin/Doğan da tamam ama patlıcan ne alaka diye düşünüyorsanız, durumu iki şekilde açıklıyorlar: İlki patlıcan için kullanılan sözcük olan "nasu" ya da "nasubi"nin, büyük başarı elde etmek anlamında kullanılan "nasu" sözcüğüyle aynı olması. Eş anlamlı sözcüklerin metaforik olarak kullanılması bana mantıklı geldi. Şamanik yolculuklarımız da, rüyalarımız da bize metaforlar yoluyla bilgi verirler. . İkinci teori, Fuji Dağı, şahin ve patlıcanın Şogun Tokugawa Ieyasu'nun en sevdiği şeyler olması.

Yeni Yıl gecesinde iyi şansın 7 tanrısının bir "takarabune" yani hazine taşıyan gemiyle insanlara mutluluk dağıtmak amacıyla limana girdiğine inanılıyor. Geleneğe göre, yeni yılın ilk gecesinde 7 iyi şans tanrısı ve gemilerinin olduğu bir resmi yastığınızın altına koyup uyursanız, sizin de güzel bir rüya göreceğinize inanılıyor.

Peki ya yeni yılın ilk üç gününde güzel değil de kötü rüyalar görürseniz ne olacak? Bu durumda da yastığınızın altına bir tapir resmi koyabilir ya da tapir şeklinde bir yastık da kullanabilirsiniz. Tapirin kötü rüyaları yediğine inanılıyor.

Tapir biçimli yastık
Ywni yılda güzel rüyalar görmek için tılsımlar da var! Bu resimler aslında ikili bir set olarak kullanılıyor.

İyi şans tanrılarını taşıyan gemi
Turna ve Kaplumbağa

Solda bulunan, içinde iyi talih tanrılarını taşıyan gemi resmi iyi şansı çekmesi için dışarı asılıyor. Uzun yaşamı simgeleyen turna ve kaplumbağa ise yatak odasına asılıyor. Eğer yeni yıl ile ilgili gördüğünüz rüya pek de iyi bir rüya değilse üzerinde tanrılar olanı suya bıraktığınızda kötü şanstan kurtulacağınıza inanılıyor. Bu resimlerin olduğu orijinal ahşap plakalar Edo dönemine tarihlendiriyor. Anadolu nereeee Japonya nereee deriz ama bunu gördüğümde aklıma hemen bizim de kötü rüyaları suya anlatma geleneğimiz aklıma geldi. Asurların kötü rüyaları bir kil topağına anlatıp, eriyip kaybolması için nehire/suya bırakma geleneğini de burada paylaşmak isterim. Rüyalara değer veren toplumlar elbette yalnızca yeni yılda değil, her gece gördükleri rüyalara, özellikle de duygusal olarak etkileyici olanlara dikkat ediyorlar, rüyaların gelecekten haber verdiğine ve tanrıların rüyalarda onlarla konuştuğuna inanıyorlar. Hititler, Asurlar ya da Japonlar olsun, hepsinde aynı şeyi buluyoruz. 

Kötü rüyalarımızı sular alsın, tapirler yesin! Hepimize şans ve mutlulukla dolu güzel rüyalar dilerim!

Japon kültüründe rüyalar konusuna devam edeceğim.  

2 Ocak 2015 Cuma

İlham, Heyecan, Yaşamın Değeri, Yaratıcı Dehamızla Bağlantı ve Uyanmanın Gereği

Dönüşüm Haberleri Ocak 2015                                            

Sandra Ingerman

Yeni Yıla girerken küresel topluluğumuz ve tüm yaşam için sevgiyle biraraya geliyoruz. Pek çok topluluğun yeni yılı karşılamak yarattığı seremoniler, ritüeller ve kutlamaları seyretmek harika. Yaşamın diğer bir sarmalına girerken, heyecan ve yeni bir umut için dilek ören  sanal bir kolektif enerji alanı!

Bu ay hepimizi aşağıdaki konular üzerine derinlikli düşünmek için cesaretlendirmek isterim: 

İlham, Heyecan, Yaşamın Değeri, Yaratıcı Dehamızla Bağlantı ve Uyanmanın gereği!!

Okurken bana ilham veren pek çok öğretmenim olmuştu. Bana etkileri büyük oldu ve yaşamımı ve işimi şekillendirmeme yardımcı oldular. 

Dokuzuncu sınıfta Mrs. Goldstein adında bir kimya öğretmenim vardı. Matematik ve kimya problemlerini verdiğimiz cevaplar üzerinden değil , onları NASIL çözdüğümüz üzerinden puanlardı. 

Sınav sorularına ya da Mrs. Goldstein sınıfta bir soru sorduğunda nadiren doğru cevaplar verirdim. Fakat düşünmek için esinlenirdim ve her zaman cevaba nasıl ulaştığımla ilgili süreci paylaşabilirdim. Bir problem üzerine sonuca odaklanmaksızın düşünme hevesimi dinlerken öğretmenimin gözlerinin nasıl parladığını görmek harika bir esindi. 1. Çaba göstermek için istekliliğim ve 2. Düşünce biçimimdeki yaratıcılık nedeniyle tüm sınavlarda harika notlar aldım.  Büyürken yaratıcı olmaya esinlenmek ne harika bir armağandı!

Daha sonra San Francisco State University’de Deniz Biyolojisi okurken de harika bir öğretmenim oldu. Deniz yosunlarının incelenmesi üzerine bir ders alıyordum. Öğretmenim 65 yaşına ulaşmıştı ve emekli olmadan önce verdiği son dersti. Deniz yosunları üzerine dünyadaki en iyi uzmanlardan biriydi.

Adını hatırlamıyorum. Yüzünü, sesini ve gelgit havuzlarında dolaşırken nasıl giyindiğini hatırlıyorum. Öğrencileri deniz yosunlarının gizemli dünyasına alırken (ki bu pek çok kişinin izlediği bir yol değil) gözlerinde parlayan ışığı hatırlıyorum.  Kırmızı, yeşil ve kahverengi yosunların gizemi ve büyüsü, pek çoğumuzun keşfetmediği derin ve zengin bir dünyadır. Kırmızı deniz yosunlarının bazıları, varolan en güzel ve karmaşık bitkilerdir.

Öğretmenim heyecanım içinde zıplar dururdu ve sınıf arkadaşlarımla gelgit havuzlarında nadir ve harika bir deniz yosunu bulduğumuzda onu heyecandan ölecek zannederdik.

Semestrın son sınavı  bireysel olarak bulabildiğimiz kadar deniz yosunu çeşidi toplamaktı. Onları canlı tutmak zorundaydık. Ve sonra onları yere serimiş bir çarşafın üzerine koymamız ve adlarını söylememiz gerekiyordu.

Öğretmenim bir kronometre kullanırdı (çünkü koleksiyonumuzu paylaşmak için belirli bir süremiz olurdu) ve her bir öğrenci koleksiyonunu sunar ve yosunların adını doğru söylerken, öğretmenimiz de zıplar ve yüksek sesle tezahürat yapardı.

Her gece toplamış olduğum yosunların adlarını çalışırdım. San Francisco’daki daireme gelip bana ezberde yardımcı olan arkadaşlarım vardı.

Bu benim yaşam misyonuma eklendi mi – hayır! Fakat öğretmenimin yaydığı o harika enerjiye katılmak bana heyecanın gücünü öğretti.  Eğitmenime birşey kanıtlamaya çalışmıyordum. Bunu yalnızca keyif ve heyecan için yapıyordum! Neden mi? Çünkü konuya olan sevgisi ile bana ve diğerlerine öğrenmek için ilham vermişti. 

Ve son olarak, San Francisco’da Danışmanlık Psikolojisi Master derecemi  almak için okurken öğretmenlerimden biri olan Vern Haddick’e derin bir şükran duyuyorum. Vern bana koşulsuz sevginin gücünü ve insanları nasıl sevgi ile tutacağımızı ve onları koşulsuz biçimde kabul edeceğimizi öğretti.  Vern’e yeteneklerim hakkında güvensiz hissettiğim o zamanlarda beni koşulsuz kabul ettiği için daima minnettar olacağım.

Gezegendeki bu sürekli değişim, umutsuzluk ve kargaşa zamanında, yaşamın değeri ile ilgili olarak ilham ve heyecan yaratabiliriz. İnsanlara kendi düşünce işleyişleri, yaratıcı ve spiritüel esin ile bağlantı kurmayı öğretebiliriz.  

İnsanlara uyanmaları için ilham verebiliriz!!

Sizi heyecanlandıran nedir? Ve bu heyecanı arkadaşlarınız, sevdikleriniz, çocuklar, iş arkadaşlarınız ve topluluğunuzdaki diğerleri ile nasıl paylaşabilirsiniz? 

Öğretmenlerim beni şamanizm öğrencilerim için ulaşılabilir olmaya ve onlara uygulamada, toplulukta hoşça karşılandıklarını hissetmeleri, parlamaları, gülmeleri, ve sonsuz olasılıklara karşı heyecan duymaları için yardım etmeye yönlendirdiler.   Öğrencilerim şamanizm yoluna adım atarken onların heyecanını seyretmeyi ve onlarla birlikte heyecanlanmayı seviyorum.   

Topluluğunuz ve arkadaşlarınız için heyecan ve esin gücü olun! İnsanlara Uyanmaları için yardım edin! 

Yardımcı ve şefkatli ruhların bizi yalnızca güzelliğimiz ve ışığımız içinde gördüklerini hatırlamak önemli.

Daha bilinçli bir yaşamı yaşamak ve güzelliğimiz ve ışığımızı yaymak bize bağlı.

Yeni bir şans ve olumlu değişim için umutların bol olduğu bu Yeni Yıl zamanında, kendinizi spiritüel çalışmanıza yeniden adayın. 

Beraberce yaptığımız ve son 15 yıldır Dönüşüm Haberlerini yazarak sizlerle paylaştığım uygulamalarla çalışmayı sürdürün.

Düşünceleriniz ve sözcüklerinizin gerisindeki enerjiyi dönüştürün. 

Olumlu bir sonuç için düşünce ve sözcüklerinizi uyumlandırın. 

İçsel doğa ve içsel bahçenizi yetiştirin.

Sözcük ve düşüncelerinizin dünyadaki yaratım gücü hakkında bilinçli olun.

Yaratıcı enerjinizle bağlantıya geçmenizi engelleyen, sizi sınırlandıran ve bloke eden çekirdek inançları salıverin. 

Her gün uyanın ve yaşamınıza, toprağa, havaya, suya ve ateşe (güneşe), tüm elementlerde yaşayan muhteşem yaşam formlarına, aya, yıldızlara, gezegenlere, yardımcı ruhlarınıza, yaşadığınız yerin ruhuna, size yardımcı olan atalarınıza, gizli halka, vd. teşekkür edin ve şükranlarınızı sunun.  Kalbinize uzanın ve teşekkür etmek istediklerinize günlük olarak şükranlarınızı sunun. Her gün yaşamınız için şükrederek tüm yaşam için pek çok olumlu değişim yaratırsınız.  

Yaşamınızda huzur, denge ve uyumu bulabilmek için yapmanız gerekn değişiklikleri düşünün. 

Doğada zaman geçirin!!

Herkes için sevgi, ışık, barış, bolluk, uyum, onur, saygı ve eşitlik dolu bir dünya rüyasını düşleyerek yaratmak için rüya görme uygulamalarınızı sürdürün.

Açık olun ve dengeli  biçimde alın ve verin.

Sonuçlara teslim olun. Dışınızdaki dünyada neye tanıklık ederseniz edin spiritüel çalışmanızı yapmaya devam edin. Yaptığımız spiritüel çalışma bir fark yaratır. Fakat olumlu değişiklik yaratan olmak için fiziksel dünyada eylemlerde bulunun.

Tüm yaşam için çalışmayı sürdürmek için biraraya gelen küresel topluluğumuzun sevgisini hissetmeyi sürdürün.

Dünyada bir ışık olun!

Walking in Light(Işıkta Yürümek): The Everyday Empowerment of Shamanic Life (Sounds True) adlı yeni kitabımda, sizi elinizden tutuyor ve son 15 yılda paylaşmış olduğum tüm uygulamalarda yönlendiriyorum. Kitap 1 Şubat’ta çıkacak.

Dolunay 5 Ocak’ta. Gerçeklik dokusuna altın bir ışık ağı örmeyi sürdürelim. Hazırlık çalışmanızı yapın ki uygulamaya kendinizi tam anlamıyla verebilin. Olağan bilinç durumunuzdan çıkın ve birlik durumuna geçin. Bu muhteşem Yeryüzü’nn içinde ve çevresinde ışıldayan bir ışık ağı ören küresel topluluğumuzla bağlantıya geçin!

Dönüşüm Haberleri’ni okumaya yeni başladıysanız lütfen ana sayfadan  “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyun.

Bir Aralık sabahı nın erken saatlerinde son derece olağan dışı bir rüya gördüm. Rüyayı Facebook’ta paylaştım ama hepiniz beni Facebook’ta takip etmedğiniz için burada da paylaşmak istiyorum. 

Rüyanın ilk bölümü çok karmaşık ve derindi ve hatırlamıyorum. Bir şehirde bir apartman dairesinde olduğumu ve orada bulunanlarla derin bir konuşma yaptığımı biliyorum. Konu sanırım ölümdü.

Herneyse, konuşma öyle bir yere geldi ki artık oradan ayrılma zamanımın geldiğini biliyordum. Ve şehire açık mavi rimel almak için gelmiştim. Bu yüzden amacımı gerçekleş
tirmeye karar verdim. 

Ş
ehrin sokakları nda yürüyordum ve br inşaat sahasına vardım. Ticari mülkler ve mağazalar için inşaatlar yapılıyordu.

İ
nşaat işlerinin sürdürülmesi için bir nehrin kurutulması gerekiyordu. Buun tuhaf geldiğini biliyorum ama rüyaydı.

Rüyanın sonraki bölümünü daima hatırlayacağ
ım. Suyu çekilmiş nehir yatağında yürüdüm. Kum hala ıslaktı. Yaşadığım yerde yürüdüğüm kuru nehir yataklarına benzemiyordu. Bu nehirdeki kum hala nemli ve ıslaktı.

Yürürken nehir bana ş
arkı söylemeye başladı. Muhteşem bir şarkıydı. Ve her yeni kıvrıma vardığımda şarkı değişiyordu. Nehrin bir bölümüne vardığımda şarkıyla birlikte kumda semboller belirmeye başladı. Nehir boyunca bir ileri bir geri yürüdüm ve bu güzel şarkıyı dinlemeye devam ettim. Şarkı, nehrin neresinde olduğuma göre sabit kalıyordu. 

Bu ş
arkının güzelliği ve suyunun çekilmesine rağmen nehrin hala şarkı söylüyor olması beni çok etkilemişti

Bir grup inş
aar işçisinin yanına yürüdüm. Saçında iki uzun örgü olan iri bir Kızılderili vardı. Kendi kendime belki onun beni dinleyeceğini düşündüm.  Ona nehrin şarkı söylediği ile ilgili hikayemi anlattım. Bana baktı ve benlamaya başladığımda benimle gelip dinlemeye çalışacağını söyledi.  

Nehrin kıyısına yürüdük ve nehir boyunca yürümeye baş
ladık.  Başta yalnızca sessizlik vardı. Ve sonra bir şarkı belirdi. Yalnız yürürken duyduğumdan farklıydı ama bir şarkıydı. Adama duyup duyamadığını sordum. İlk başta duyamadı. Daha sonra şarkı daha güçlü ve yüksek sesli hale geldi. Adam şarkıyı duyduğunda hayretle bana baktı. Ve nehrin şarkısını dinleyerek nehir boyunca birlikte yürüdük. 

İ
nşaat işçileri grubuna geri döndü ve nehir canlı olduğu ve hala şarkı söylediği için projeyi durdurmak zorunda olduklarını söyledi. Grubun yanından işi durduracaklarını bilerek ayrıldım. 

Ve sonra açık mavi rimelimi almaya gittim.

Rüyadan ve nehrin ş
arkısından son derece etkilenmiş biçimde uyandım! 1970lerin başında Mazatlan yakınında okyanusta boğulmuştum ve bir tünelden ışığa yolculuk ettiğimi deneyimlemiştim. Kendimi olağan dışı bir bahçede bulmuş ve taş bir bankta oturarak asla tarif edemeyeceğim ya da dünyasal alemde asla duymadığım muhteşem bir müziği dinlemiştim. 

Yaş
amdaki herşey şarkı söyler ve şarkı ebedidir.

Dış
arı çıkın ve toprağa, sulara, havaya, güneşe, aya, yıldızlara ve elemntlerde yaşayan muhteşem varlıklara şarkı söyleyin. Kalbinizi açın ve onları da sizinle birlikte şarkı söylemesini dinleyin!

Mutlu Yıllar!

Topluluğ
umuzca Paylaşılan Öyküler

Ş
amanik çalışmanın gücü ile ilgili bana gönderilen öykülerin çokluğu beni şaşırttı. Sanırım şaşırtmaması gerekirdi çünkü hepimiz Yeryüzü için Şifa da dahil olmak üzere şamanik çalışmanın gücünü biliyoruz.  Şu an elimde tek bir dosyada toplanmış 30 sayfa kadar öykü var.

Dönüş
üm Haberlerinin gelecek sayılarında bana topluluğumuz tarafından gönderilmiş olan öykülerden bazılarını paylaşacağım. 

BU ayki sayının uzun olması nedeniyle yalnızca topluluğ
umuzun bazı üyeleri tarafından yazılmış bazı blogların linklerini paylaşacağım:

Türkiye’de bulunan Simin Uysal, öyküsünü bir blog olarak yazmaya karar verdi. Çok güzel ve etkileyici. Linki burada:

http://anatolianstories.blogspot.com.tr/2014/11/dreaming-with-ancestors-in-land-of.html

Jeff Nixa son derece etkileyici bulduğ
um bazı makalelerini paylaştı. Okumak için:

İlk öykü Kasım 2013 tarihli: Hepimiz Rezervde Yaş
ıyoruz: Pine Ridge Rezervi’ndeki Haftam 

http://urban-shamanism.org/2013/11/05/were-all-living-on-a-rez-my-week-on-pine-ridge-indian-reservation/

Kasım 2014 tarihli ikinci öykü, Göz Önünde Saklanmış
Kalp.  http://urban-shamanism.org


Copyright © 2015 Sandra Ingerman. All rights reserved.


Yazının İngilizce Orijinaline şu adresten ulaşılabilir: http://www.sandraingerman.com/tnjanuary2015.html