29 Ocak 2013 Salı

Dönüşüm Haberleri Şubat 2013


Dönüşüm Haberleri Şubat 2013              

Sandra Ingerman


2012’de pek çoğumuzun çeşitli güçlükler yaşamış olduğunu biliyorum. Bu güçlükler bizi bir genişleme ve büyüme durumuna doğru yönlendirdi. Güçlüklerle dolu zamanlarda kalplerimizi açarız ve bu da şefkat durumunda olabilme yeteneğimizi arttırır. Kim olduğumuzda derinleşiriz

Güçlükler ışığa doğru büyümemizi kolaylaştıran inisiyasyonlardır.

Daha önce de yazmış olduğum gibi, öğretmenim olan İsis, yaşama duyduğumuz sevginin hem iyi hem de kötü zamanlarda yolumuzu aydınlatacağını paylaşır.

Ayrıca, umut durumunu korumanın ve beslemenin pozitif şifalanma ve dönüşüm için vazgeçilmez olduğunu da farkettim. Umut bir iyilik halidir.

Spiritüel uygulamalarla uğraşan bazı insanlar yaşamın güçlüklerinden korunacaklarına inanırlar. Fakat, yaşam büyümemiz ve evrilmemiz için gerekli olayları bize getirir. Spiritüel uygulamalar yaşamın bize getirdiklerini ele almamız için bize araçları verirler.

Bedenimiz ve zihnimiz yaşamdaki olaylarla yıprandığında ruhumuz parlamaya ve yolu aydınlatmaya devam eder. İçimizdeki ruh bizi ileri taşıyacak güce sahiptir. Anahtar içimizdeki ruhla bağlantımızı güçlendirmektir.

İçsel Dünyalara yolculuk yaptığımız ve içimizdeki şamanla çalıştığımız zaman geçirdiğimiz inisiyasyonların bizi bir teslimiyet noktasına götürdüğünü ve egodan ruha hareket ettiğimizi görürüz. Sonra da kendimizi spiritüellikle hareket ettiğimiz bir yaşamı yaşarken buluruz.

Bu bizi içimizdeki şamanı deneyimlemeye götürür. Yardımcı ruhlarımız bize rehberlik yapabilirler ama çalışmayı bizim adımıza yapamazlar.

Kalbimizden yaşamaktan başlamalı ve yaşamın içinde kalbimiz ve güçlü gözümüzle hareket etmeliyiz. Güçlü gözümüz, üçüncü göz olarak da bilinen, altıncı çakramızdır.

Şamanlar kalpleri ve güçlü gözleriyle görürler.

Ayrıca, şimdi bedenlerimizi güçlendirmemizin de zamanıdır. Çünkü bedenimiz ruhumuzu taşır. Bedenimizi taşıyan ruhumuz değildir.

Çoğu kişi 2013’ün 2012 kadar zor geçip geçmeyeceğini merak ediyor. Bu neyi seçtiğinize bağlı – egonun akıntısını mı izleyeceksiniz yoksa ruhu mu seçeceksiniz.

İlahi ışığınız, Kaynak ve içinizdeki ruhla bağlantınızı geliştirmek için düzenli bir dönüşüm uygulamasını sürdürdüğünüze emin olun. Bunu ne kadar çok yaparsanız spiritüel düzeyde o kadar güçlü hissedeceksiniz. İlahi ışığınıza ve Kaynak’a teslim olabileceksiniz. Yaşamda gerçekten de ruh tarafından yönlendirildiğinizi hissedeceksiniz.

Bir dönüşüm uygulaması geliştirmek için yardıma ihtiyacı olduğunu düşünenleriniz için dönüşümü öğrettiğim CD ve kitaplarımın listesi aşağıdadır:

Yeryüzü için Şifa: Kişisel ve Çevresel Toksinleri Nasıl Dönüştürmeli
Değişen Zamanlarda Nasıl Büyümeli
Ruh Dünyasına Uyanmak: Şamanik Doğrudan Esin Yolu*

“Yeryüzü için Mucizeler” – CD
“Şamanik Meditasyonlar” – CD

Dolunay 25 Şubat’ta. Haydi hep birlikte ruhla olan bağlantımızı güçlendirelim ve ilahi ışığımızı yeryüzüne ve yaşam ağı boyunca yayalım. Güçlü, parlak ve ışıldayan güzel bir ışık ağını var etmek için örmeye devam edelim.

Eğer Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız, lütfen “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” yazısını okuyunuz.

(*Şu an Türkçe’ye çeviriyorum – Simin) 

18 Ocak 2013 Cuma

Sözcüklerin Gücünü Kutsama Olarak Kullanmak

Sözcüklerin Gücünü Kutsama Olarak Nasıl Kullanmalı

Sandra Ingerman

Çeviren: Simin Uysal 

Sözcüklerimizin kutsayabileceği ya da lanetleyebileceği öğretisi binlerce yıldan beri vardır. Bu öğreti tüm spiritüel geneleklerin bir parçasıdır. Düşüncelerimiz ve sözcüklerimizle kendimizi ve diğerlerini kutsayabiliriz.
Kültürümüzde çok fazla sözcük kullanmaya eğilimliyiz ve büyürken öğrendiğimiz veya şarkılarda, haberlerde, televizyon programlarında vb. duyduğumuz ifade tarzlarıyla sürükleniyoruz. Bu sözcüklerin ve ifadelerin etkisi hakkında her zaman derinlikli düşünmüyoruz.  
Sözcüklerin kutsamak veya lanetlemek için kullanılabileceği öğretisini benimsemeye başladığınız zaman durup, gün içinde kullandığınız deyişler, ifadeler ve sözcükler hakkında derinliğine düşünmek için zaman ayırmak önemlidir.   
Bu öğretiyle çalışmayı sürdürürken dinleme becerilerimin daha keskin hale gelmeye başladığını ve yavaşlayıp kullandığım sözcükleri dikkatlice seçme ihtiyacı hissettiğimi gördüm.
Bir gece bir aktörün tanıtıldığı  bir televizyon programı seyrediyordum. Kullandığı bir cümleyi çok sevdim ve sözcüklerinin içimin derinliklerine işlediğini hissettim. Büyüdüğü sırada diğer aktörleri izlerken “büyük aktörlerin içsel ışıkla parladığını” görmeye başlamıştı. Ve bu aktörün sözleri “içsel ışıkla parlayan” olan insanların gücü hakkında heyecanlandırdı.  
Bu ay boyunca üzerinizde etki yapan sözcük ve ifadeleri dinlemenizi öneriyorum. Ağzınızdan çıkan sözcükleri dinleyin ve daha fazla farkındalık getirmeye çalışın. Kullandığınız sözcük ve ifadelerin içinizdeki gerçek bir kutsama yerinden gelip gelmediğini farkedin. Yoksa iletmek istediklerinizi ve kendiniz ve diğerleri için yaratmak istediklerinizi gerçekten yansıtmayan,  alışkanlıktan gelen sözcük ve ifadeleri mi kullanıyorsunuz.  
Dostları veya sevdiklerine yeni bir fikirleri veya başlamayı istedikleri yeni bir projeyi söylemekten korkan pek çok kişi tanıyorum. Zira diğerlerinin “uçta” kabul ettiği birşeyi paylaştığımızda ilk tepkileri genellikle “Sen delisin” veya “Bu asla olmaz” şeklinde oluyor. Bu şekilde cevap verdiğimiz zaman diğer kişinin tutkusunu izlemedeki heyecanını genellikle dikkate almıyoruz. Ve desteğimiz ve şevkimizi ekleyerek enerjiyi besleyeceğimiz yerde, hayalinin gücünü ondan almış oluyoruz. İnsanlar genellikle diğerlerinin tepkisiyle “vurulmuş” hissediyorlar ve bu da sevdiğimiz ve desteklemek istediğimiz insanları lanetlememizle sonuçlanabiliyor.
Bu değişen zamanlarda manevra yaptığımız sırada, insanların ilhama ihtiyaçları var. Cesaret ve ilham enerjisini kucaklayan içsel konuşmayla kendi kendinizi kutsayabilmek istersiniz. Ve diğerlerine de ilham vermek ve sevdikleriniz kendi yaratıcı potansiyelleri ile bağlantıya geçtiklerinde onlara destek olmak istersiniz.
Dünyada iş görmek için yollar ve yeni çözümler bulmanın bir parçası da nasıl iletişim kurduğumuza gerçekten bakmaktır. Ve işin gerçeği, modern dünyada insanlar çok fazla sözcük kullanırlar ve düşündüklerinden daha hızlı konuşurlar. Bunun sonucu kendimiz, dostlarımız, sevdiklerimiz ve dünya üzerinde gerçekleşmesine niyetlenmediğimiz enerjileri yaratmaktır.   
Bu ay, yavaşlayın ve hem kendinizin hem de diğerlerinin sözcüklerini dinleyin. Düşüncenizden ve dağarcığınızdan silmek istediğiniz sözcükler ve ifadeler hakkında derinlemesine düşünün. Sizi ulaşmayı istediğiniz sonuca götürecek ifadeler hakkında derinlemesine düşünün.  
Sıklıkla “düşünce dizisi” terimini kullanırız. Bir dakika durun ve bu terimin ne anlama geldiğini bir düşünün. Düşüncelerimiz ve sözcüklerimizin dizilimlerini görmeli ve bu dizilimleri yenilerini yaratarak değiştirmeyi öğrenmeliyiz. Tüm yapım projelerinde olduğu gibi yeni bir şeyi ortaya çıkarmak çok fazla enerji gerektirir. Fakat düşüncelerinizi arzuladığınız sonuçlara odaklamayı öğrenmenin ödülleri büyüktür. Ve bu da hem kendi düşünce sürecinizde hem de sesli ifadenizde kullandığınız sözcüklere dayanır.    
Değişen Zamanlarda Nasıl Büyümeli kitabımda da yazdığım gibi, Kelt dualarını ve dileklerini sevmemin bir nedeninin, kullanılan ifadelerin bizi güçlendirmesi ve bizleri umut ve yaratabileceklerimizin sınırsız olduğu hissiyle doldurması olduğunu düşünüyorum.
Buna dair bazı örnekler şöyle olabilir:
  • Güneşin gücü sana içindeki yaratıcı ışığı anımsatsın.
  • Gece göğünün güzelliği seni hayranlıkla doldursun.
  • Derin durgun sular seni huzurla doldursun.
  • Rüzgarın esintileri sana sevinç mesajları getirsin.
  • Yeni projelerine başlarken seni kutsuyorum.
  • Küresel çemberimizde gezegen ve tüm yaşam adına birlikte sevgi ve destek içinde çalışan hepimize hayırduaları.
Yüksek bilinci kucaklayan yeni bir dünya yaratmaktan bahsederken aslında yeni bir yapı projesine bakmaktayız. Yeni birşeyi ortaya çıkarmak için enerji katmamız gerekir. Ve bu da somut olan düşünce ve sözcüklerin oluşturduğu güçlü temellerle desteklenmiş vizyonları yaratmakla başlar.  

30 Aralık 2012 Pazar

Dönüşüm Haberleri Ocak 2013


Dönüşüm Haberleri Ocak 2013            

Sandra Ingerman


Haydi herkese mutlu bir yeni yıl dilerken parlak enerjilerimizi birleştirelim! Pek çok kişisel değişimden geçtik. Ayrıca, çevremizdeki dünyadaki pek çok değişimi de deneyimledik. Ve küresel çemberimiz, tüm olanlar süresince sizi sevgi ve ışıkla tutmaya devam ediyor. Çemberin sevgi ve ışığını deneyimleyin ve içinize çekin. Bu sevgi ve ışığı beslemeye devam edin. Almak ve vermek bir döngünün parçalarıdır. 

Günlük rutininizde biraz zaman ayırın. Oturmak veya uzanmak için rahat bir yer bulun ve doğanın içinde güzel bir yerde olduğunuzu hayal edin. Birkaç derin nefes alın ve bedeninizin hangi bölgelerinde gerginlik hissettiğinizin farkına varın. Gerginliğinize doğru nefes alın ve bırakın gitsin. Gerginliğin arkasındaki enerjinin ışığa dönüşmesine izin verin.

Nefes alışınızı yeryüzünün nabız atışıyla uyumlu hale getirmeye başlayın. Kalp atışınızın dünyanınkiyle uyumlu olup olmadığının farkına varın. Denge yaratma niyetinizi belirterek, kalp atış ritminizin yeryüzününki ile uyumlu hale gelmesine izin verin.

Bunu yaparken, enerji alanınızın büyüklüğünü deneyimlemeye başlayın. Sınırlamalarınızı salıvermeye devam ederken enerjinizin genişlemeyi sürdürmesine izin verin. 

Fiziksel ve maddesel formdaki yaşam farklı renkli ipliklerle örülmüş bir giysiye benzer. Yaşamda hepimizin deneyimlediği renkler ve deneyimler vardır. 

Öfke, ümitsizlik ve korku gibi, insanları düşünülemez biçimlerde davranmaya yönlendiren çok farklı karanlık gölge haller mevcuttur. 

Aralık, en karanlık hallerden en yüksek en parlak ışık haline kadar, değişir. Doğada farklı döngüler olduğu gibi, bu da doğanın bir parçasıdır. Günün de döngüleri vardır. Hepimizin parçası olduğumuz farklı mevsimler de vardır. Ve ayın da farklı halleri vardır.  

Trajik olaylardan etkilenenler için hepimiz derin bir şefkat duyuyoruz. Dünyanın farklı ülkelerindeki çocuklar şiddet içeren davranışlar yüzünden öldüklerinde hepimiz kederleniyoruz. Tüm yaşamın değerini bilmeyen cahilce davranışlar yüzünden ölen tüm türler için kederleniyoruz.  

Aynı anda hem kederlenir hem de şefkat duyarken, fiziksel dünyamızın giysisini oluşturan iplikler arasında hangi renk olmak istediğimizi de seçmeliyiz. Bunu deneyimlemenin diğer bir yolu ise yaşam korosunda hangi müzik notasını veya akortu söylemek istediğinizi seçmek olabilir. Yaşamın titşreşimine hangi frekansla katkıda bulunmak istersiniz?  

Şimdi bir seçim yapmanın ve tümüyle o renk, müzik notası veya titreşim haline gelmenin zamanıdır. Bunu şimdi tümüyle deneyimleyin. Dünyaya o rengi, notayı veya titreşimi yayın. Dünya için koşulsuz bir sevgi ve ışık aracı olmayı sürdürmek için söz verin.  

Gezegenin evrimi ve şifalanması için gerekli olan budur.

Odaya geri dönmek için kendinizi hazır hissettiğinizde hizmette bulunmak hakkında yeni bir söz verme hissiyle dolu olacaksınız.

Şamanizm uygulamasının neden “Şamanın Ölümü” olarak adlandırıldığını düşünüyordum. Dönüşüm Haberleri’ni okuyan çoğunuzun şamanizmi uygulamadığını biliyorum. Ama bu tip inisayasyonsal ölüm her gelenekte görülür.

Herhangi tip bir atölye çalışmasında gerçek bir “şamanik ölümü” sağlayabilecek hiçbir egzersiz yoktur. Bu inisiyasyonu yaşam bize getirir. “Ruhsal ölümü”, meditasyon, şamanik yolculuk veya rüya sırasında kendiliğindenlikle deneyimleyebiliriz. Fakat böyle bir inisiyasyon kendi zamanında oluştuğundan, bunu planlayamazsınız. Bu gerçek inisiyasyonun  güvenlik ağı bulunmaz. Böyle bir inisiyasyonda, egosal ve kişilik düzeyinde bağlanmış olduğumuz kimliği kaybederiz. Yeniden yaratılış ve yeniden doğuş, içimize yolculuk yaparak kendi içsel sesimizi ve özgün benliğimizi bulmamızla birlikte gelir.

Yaşamda böyle bir ölüm deneyimini yaratan durumlar tipik olarak çok serttir zira yaşamın çalkantıları bizi gerçek doğamız biçiminde yeniden şekillendirir ve özgün olmayan ve bize artık hizmet etmeyen herşeyi söküp atar. Sonunda yeni kimliğimize teslim olduğumuzda, yeniden doğmuş ve yenilenmiş olarak ortaya çıkarız. 

Bunu gündeme getiriyorum çünkü çoğunuzun bu tip bir ölüm/yeniden doğuş deneyimlemekte olduğunu hissediyorum. Yaşamdaki olaylar, bizi evrime doğru yönelten, çoğunun yazdığı ve bizim de bahsettiğimiz, dönüşüm ve değişiklikler yaratıyor. Tekrar etmek gerekirse, bu evrimsel deneyim asla rasyonel zihnimiz tarafından önceden planlanmaz. Bu, ruhumuz tarafından doğru zamanda yaratılır.

Şamanizmin 21.yüzyıldaki gücünün İçsel Dünyamıza yolculuk yapmak hakkında olduğunu hissediyorum. Son yıllarda içimize yolculuk yaptığımız gibi, zengin bir içsel bahçeyi yetiştirmek için egzersizler de yaptık. Bir bahçe olan dünya gezegeninde yaşıyoruz. Ve içimizde bakılması ve yetiştirilmesi gereken bir bahçe var. Bizler, hem içimizdeki hem de dışımızdaki bahçenin bakıcılarıyız.

Yeryüzü için Şifa, Toksik Düşünceleri Nasıl Şifalandırmalı ve Değişen Zamanlarda Nasıl Büyümeli adlı kitaplarım sağlıklı ve güçlü tohumlar ekmeye yardımcı olan meditasyonlar ve uygulamalarla dolu. Bu uygulama ve meditasyonlar ayrıca, artık sağlığımız ve esenliğimize hizmet etmeyen, çok derinlere kök salmış olan bitkileri de söküp atmamıza da yardımcı oluyorlar.

Dönüşüm Haberlerini okumakta olan küresel topluluğumuzdaki herkese yardımcı olmak amacıyla, kitaplarımda bulunan egzersizleri bu aylık sütunumda paylaştım. Bilgiyi herkes için erişilebilir hale getirdim.

Yıllar boyunca paylaşmış olduğum tüm egzersizler, bizi “Yeterliyim” anlayışına götüren, güzel bir içsel bahçe yaratır. Buna evrildiğiniz zaman, yaşamınızı merkezinizden savrulmadığınız ve zarafetin olduğu bir duruşun olduğu yerden sürdürebilirsiniz.

Yeni yıl, bir “yeniden başlayabiliriz” hissini de beraberinde getiriyor. Elbette geriye dönüp geçmişi değiştiremeyiz. Ama bizi daha zengin ve sağlıklı bir içsel çevreye götüren, sürdürmekte olduğumuz uygulamaları derinleştirdiğimiz bir yere dönebiliriz. 

Yeni bir döngüye doğru hareket ederken çoğumuz yeni fırsatlara sahip olduğumuzu hissediyoruz. Ve bunlara sahibiz de. Mevsimdeki her dönüşüm büyüme için yeni fırsatları da getirir.

Yılın başlangıcına yeni gözlerle ve daha zengin ve sağlıklı bir yaşamı deneyimlemek için arzuyla bakmayı ve yetiştirmekte olduğumuz içsel bahçemizi yeniden ziyaret etmeyi öneriyorum.

Rahatlatıcı bir müzik seçin ve bahçenizdeki toprağı inceleme niyetiyle İç Dünya’nıza yolculuk edin. Bahçenizdeki tohumlar ve bitkiler için endişelenmeyin. Yalnızca toprağı inceleyin. Toprağın dokusunun, derinliğinin ve nem düzeyinin farkına varın. Toprağınız zengin ve bereketli görünüyor mu? Kuru ve bakımsız mı görünüyor? 

İçsel bilişinizin, bahçenizin toprağını nasıl zengin, sağlıklı ve verimli duruma getirebileceğiniz hakkında size yönergeler vermesine izin verin.

Spiritüel uygulamalarınızın köklenebilmesi için, bilgi, ilham ve yaratıcı kıvılcım tohumlarının kök salması ve gelişmesine uygun sağlıklı bir toprağa sahip olmanız gerekir.   

Geçen ay, 2012 yılını bitirmek için, hepimizin artık bize hizmet etmeyen tüm enerjileri dev bir ışık kazanına salıvermesini istemiştim.

Bu ay, içsel bahçemizde zengin bir toprak yaratmaya yardımcı olmak için sizleri yaratmış olduğumuz bu kazandan içmeye davet ediyorum. Kutsal olanın ışığını için. Bu ışığı içinize çekin. Onunla beslenin. Yaşamın sevgi ve ışığı ile beslenmeyi hak ediyorsunuz. Tüm hücrelerinizce emilen bu ışığın şifalandırma gücünü hissedin. Bu ışık ebedidir ve sonsuzca bereketlidir.

Şimdi bir kadeh hayal edelim – bir kutlamada kullanmak isteyebileceğiniz güzel bir kadeh. Bu bardağı kazandaki ışık ve sevgiyle doldurun. Ve küresel bir topluluk olarak kadehlerimizi kaldıralım ve birbirimize harikulade bir yeni yıl dilerken, kadehlerimizi tokuşturalım. 

Dolunay 27 Ocak’ta. Kalplerimizi açalım ve yeryüzündeki tüm varlıkları sevgiyle kucaklayalım. Toprak, hava, su ve ateşe, yaşam veren bu elementlerden aldığımız tüm yaşam için şükranlarımızı sunalım. 

İçsel dünyanızda derine bir yolculuk yapın ve ilahi ışığınızı deneyimleyin. Bu ışığın sizden akarak, her birimizin ışığıyla birleşmesini ve yeryüzünün çevresinde ve içinde güçlü ve güzel bir ışık ağını örmeye devam ettiğimizi deneyimleyin.

Dönüşüm Haberleri’ni okumaya yeni başlayanlar lütfen “Işıktan Oluşan Bir İnsan Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyun.

Hepinize yaşamın sunduğu en iyi şeylerle dolu, sevinçli bir yeni yıl diliyorum!

28 Kasım 2012 Çarşamba

Dönüşüm Haberleri Aralık 2012

Dönüşüm Haberleri Aralık 2012                
Sandra Ingerman

Her ayın başlangıcından önce yayınlandığı için Doğu Sahilinde yaşayan pek çok arkadaşım ve öğrencim  Dönüşüm Haberleri’ni Sandy Kasırgası vurmadan önce okudu. 

Elektrikler geldiğinde pek çok kişiden Kasım’da yazdıklarımın kasırgayı atlatmada ne kadar faydalı olduğuyla ilgili mektuplar ve e-postalar aldım. Okuyucuların evlerinin nasıl mucizevi şekilde kurtulduğuna dair birçok haber aldım.  

Fakat hepsinden çok, onları ışık ve sevgi ile sarmalayan küresel bir topluluğun olduğunu bilmeleri dönüştürücü oldu. Doğu sahilinde yaşayanlar Kasım Ayı Dönüşüm Haberleri’ndeki önerileri uyguladılar ve sanal çemberimizde tutulduklarını hissettiler.  

Dünyanın her yerinde meydana gelen yoğun değişimler var. Bu olayların bazısı medyada geniş yer alırken bazıları almıyor. Fakat değişimlerin yoğunluğu ve enerjetik temizlikler büyük kayıplara ve ölümlere neden oluyor.

Ruhsal olarak ilahi ışığımız sonsuzdur ve karşımıza çıkan her güçlükte parlamaya devam eder. İlahi ışığımız asla kaybolmaz. İlahi ışığımız asla söndürülemez. Ve ışığımızı hep birlikte küresel bir topluluk olarak yaymayı seçmeye devam ettiğimiz sürece katlanarak artan bir değişim gücü yaratabiliriz.  

Bu değişen zamanlarda tüm yaşamı sevgi ve ışıkla tutmayı anımsamak önemlidir. Ve ışığımız yaşayan varlıklara ve güçlükler yaşandığını bildiğimiz yerlere yayılıyor. Işığımız yaşayan tüm varlıklara ve medyada yer verilmeyen tüm yerlere de yayılıyor.  Işık ağımız bu muhteşem yeryüzünün içine ve her yanına yayılıyor! Buna güvenin! Işığı besleyin! Olduğumuz ışık aracını besleyin!   

Bu çalkantılı zamanlarda tüm Ortadoğu’yu sevgi ve ışık içinde tutmak için kalplerimizi birleştiriyoruz!

Beklenen Aralık 2012’ye ulaştık. Bu zaman hakkında ne kadar da çok yazı yazıldı! Ve geçiş ve değişim dalgasıyla seyretme fırsatımız var. 

Geçen ay deneyimlediğimiz kişisel kayıpların yasını tutma gereği hakkında yazmıştım. Aynı zamanda kolektif olarak yaşamda vedalaşmakta olduklarımızın yasını tutmanın da zamanıdır. Zira yaşamakta olduğumuz zaman, yeryüzündeki tüm yaşama saygı duyan ve onurlandıran sağlıklı bir yaşam biçimini kucaklamak için değişim ve geçişleri gerektiriyor.     

Bu ay küresel topluluk olarak biraz seremonisel şifalanma çalışması yapalım. Bunu hem gündönümü hem de yeni yılı karşılarken yapabileceğimiz bir temizlik olarak görüyorum.

Her gün kendi içinize dönün ve kabul edilmesi ve salıverilmesi gereken gölge bilinç halleri üzerine meditasyon yapmaya başlayın. Örnek olarak aldatma, hayal kırıklığı, kaybetme korkusu, nefret vb verilebilir. 

Bu tarz konuları incelemek, gözlemlemek ve kabul etmek için meditasyon veya şamanik yolculuk yapabilirsiniz. İçsel bilgeliğinizin size şifalanması gereken bilinç hallerinizi göstermesine izin verin. Yaşamda sizi hayal kırıklığına uğratmış olanlara ya da aldatılmış hissetmenize neden olduğunu düşündüğünüz insanlara bakabilirsiniz. Affetmeniz gereken insanlar olduğunu gözlemleyebilirsiniz. Yaşamınızda bir topluluk veya yaşamın kendisi tarafından aldatılmış veya hayal kırıklığına uğratılmış hissetmenize neden olmuş bazı olaylar olabilir. Bazı yerlerde bıraktığınız temizlenmesi ve dönüştürülmesi gereken enerjiler olabilir.  

Nereye veya kime öfke ve nefret yöneltmiş olabileceğinize bakın. Davraşınızlarınızla birine ihanet ettiniz mi?

Affetmeniz gereken biri var mı (kendinizi de bu listeye dahil etmeyi unutmayın)?

İçsel ruhunuzun size incelenmesi, kabul edilmesi ve salıverilmesi gereken içsel bilinç hallerini göstermesine izin verin. Bu zaman temizlenme zamanıdır.

Her gün bunu yaparken ilahi ışıkla dolu bir kazan hayal edin. Bu kazan küresel topluluğumuz tarafından içine salıverilmek için kullanılıyor. Şifalanması gereken içsel halleri salıverdikçe, onların enerjisi ve gücünü sevgiye dönüştüren ilahi ışığa salıveriyoruz

Kasım ayında, yardımcı ruhlarımın yardımıyla bu kazanı yaratmaya başladım. O hayır duaları ve ışıkla dolu.
Gündönümünde, kazanı hep birlikte karıştırarak buğu, ışık demetleri ve tüm yaşamı kucaklayan sevgi yaratmak için görünmez diyarlarda buluşalım. 
Şifalanması gereken farklı konular ve durumlar kendilerini gösterdikçe onları bu kazanın içine salıverin. Bunu onurlu bir şekilde yapın.  Salıvermeye hazır hissettiğiniz şeye hoşçakal deyin ve çalışmanızı salıverdiğiniz şeyin ışık ve sevgiye dönüşeceği niyetiyle yapın. Bunu, kendiniz için yaptığınız çalışmanın tüm yaşam ağı boyunca dalgalanacak bir bilinç değişimi yaratacağı niyetiyle yapın. 

Kolektifin siyaset, din ve iş alanlarındaki gölge halleri gitgide daha saydam hale geliyor. Kendi kişisel gölgemiz de gitgide daha saydam hale geliyor. Haydi içsel gölgemizi şifalandırmaya başlayalım. Dışarıdaki içerideki gibidir. Yaptığımız değişiklikler bize geri yansıyacaktır.  

28 Aralık’taki dolunayda yeryüzünün içinde ve çevresinde canlı bir ışık ağı örmeyi sürdürürken bu çalışmayı da sürdürelim.

Eğer Dönüşüm Haberleri’ni okumaya yeni başladıysanız lütfen
İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak yazısını okuyunuz.

Yakın zamanda Isis’in benimle paylaşmış olduğu bir mesaj içsel bilincimizi yaşamımıza gerçek sevgi duyduğumuz bir duruma doğru değiştirmemiz gerektiği. Yaşamı gerçekten sevdiğimizde bu gücün bize yaşamımızdaki karanlık yerlerden çıkmakta yardımcı olacağını söyledi.

Kitaplarımın çoğunda yaşamlarımıza anlam ve tutku duymamız gerektiği hakkında yazdım. Kendimizi hissizleştirdiğimizde ve yaşama olan tutkumuzu kaybettiğimizde gözlerimizdeki ve yaşamlarımızdaki ışık sönmeye başlar. Yaşama olan sevginiz daima yolunuzu aydınlatacaktır. 

Annem bu ay 98 yaşını dolduracak. Yaşama olan sevgisiyle bana her zaman ilham verdi. Annem yaşamında sonsuz güçlükle yüzleşti ama yaşadığı her güçlükte yaşam sevgisini koruduğunu gördüm. Her nefes onun için çok değerli. Yaşam sevgisinin dönüştürülmesi gereken her durumdan nasıl bir çıkış yolu yarattığını seyrederek çok şey öğrendim. Tavrı ve yaşama olan tutkusu yaşamın ona sunduğu herşeyi dönüştürdü. Annem bu konuda benim için gerçek bir öğretmen olmuştur. 

İsis bu tavrın hepimizin benimsemesi gereken bir tavır olduğunu bana hatırlattı.

Evinizin içinde veya doğada bir yerde küçük bir sunak hazırlayın. Bu sunağa taşlar, kristaller, çiçekler, doğadan objeler, bir mum, küçük bir kase güzel kokulu su, fotoğraflar, vs. Koyabilirsiniz. Bu sunakla niyetiniz çemberimizi, tüm yaşamı ve yeryüzünü onurlandırabileceğiniz bir yer yaratmak.
Her gün sunağınızda yaşamınız için şükranlarınızı ve tüm yaşamı kucaklayan hayır dualarınızı sunarak birkaç dakika zaman geçirin.

Bir öneri olarak, Kelt geleneğinden gelen şu sözleri söyleyebilirsiniz: 

Sağlık dualarım seninle olsun
Sevgi dualarım seninle olsun
Bereket dualarım seninle olsun
Barış dualarım seninle olsun

Haydi gündönümü ve yeni yılı karşılamak için kendilerimizi temizleyelim. Ve yeryüzü yani yuvamız da dahil yeryüzündeki tüm yaşamı onurlandıran ve kucaklayan hayır dualarımızı paylaşalım.

Toprağa, havaya, suya ve ateşe yaşamlarımız için şükranlarımızı sunalım. Bizler elementleri kutsadıkça, onlar da bizleri kutsayacaklardır.

Bu zamanda yeryüzünü ve tüm yaşamı kucaklayan bir sevgi ve ışık aracı olmaya devam ediyoruz.

Yılın sonuna yaklaştığımız için Dönüşüm Haberleri’ni dünyayla paylaşmaya yardımcı olan tüm harika insanlara şükran ve hayır dualarımı sunmamda lütfen bana katılın.

www.sandraingerman.com sayfasının parlak webmasterı olan Sylvia Edwards’a şükranlarımızı ve hayır dualarımızı sunuyoruz. 

Dönüşüm Haberleri’ni aşağıdaki dillere çeviren çevirmenlerimize kalplerimizi birleştirerek ışık, sevgi ve hayır dualarımızı gönderiyoruz:  

Katalin Abrudan - Macarca
Lena Anderheim - İsveççe
Nello Ceccon - Italyanca
Ines Fermosa - İspanyolca
Sofia Frazoa – Portekizce
Dorota Goczal - Lehçe
Eleni Eva and Rallou Gromitsari - Yunanca
Annie Idrissi – Fransızca
Miriam Kissova and Jan Lenc - Slovakça
Aurel Mocanu – Romence
Jitka “Jitush” Navratilova - Çekçe
Irina Osechinsky – Rusça
Eva Ruprechtsberger – Almanca
Simin Uysal - Türkçe

21 Aralık’ta ölecek miyiz? Ocak ayında sizlere mutlu bir yıl dilemek için yazıyor olacağımı düşünüyorum.  

O zamana kadar, gündönümü için sizlere, ailelerinize ve tüm yaşama hayır dualarımı yolluyorum!!

23 Kasım 2012 Cuma

Sandra Ingerman'ın Kitabı Çıktı!

Çevirisini yaptığım Sandra Ingerman'ın Şamanik Yolculuk- Yeni Başlayanlar İçin Rehber kitabı Meta Yayınlarından çıktı!

Arka Kapak

Şamanik Yolculuk tarih boyunca tüm yerli toplamlarda ortak bir uygulamadır. Şaman, davul vuruşu veya diğer ritmik bir vurmalı çalgıyı dinleyerek ruhsal rehberlik ve şifaya ulaşmak, diğer insanlar ve gezegene yardım etmek ve doğanın döngüleriyle yeniden bağlantı kurmak için "olağan dışı" gerçekliğe, zaman ve mekanın ötesinde değişmiş bir bilinç durumuna girer. Şamanik Yolculuk aynen geleneksel şamanların yüzyıllarca yaptıkları gibi yolculuk yapmayı keşfedebilmeniz için interaktif bir öğrenim deneyimi sunmaktadır.
Bu kitaptaki açıklamalar ve eşlik eden CD ile uluslararası saygınlığı olan öğretmen Sandra Ingerman şu konuları aydınlatmaktadır;

  • Şamanın yerli kültürlerdeki orijinal rolü
  • Erk hayvanlarınız ve diğer ruhsal öğretmenleriniz ile tanışıp birlikte çalışma
  • Görünmez gerçekliğin üç bölümü olan Aşağı Dünya, Yukarı Dünya ve Orta Dünyada yolculuk yapma
  • Modern kültürümüzde başarılı şekilde yolculuk yapabilmenin anahtarları

    Şamanik yolculuğun güçlü sonuçlarının büyüleyici anlatımlarını ve yeni başlayanların çoğunun sıkça sordukları soruların cevaplarını paylaşan Şamanik Yolculuk, şamanın vizyonsal dünyalarını keşfetmek için ulaşılabilir bir rehberdir.


  • Yazar:Sandra Ingerman
    Çevirmen:Simin Uysal Çetinkaya

    Sayfa Sayısı: 88
    Dili: Türkçe
    Yayınevi: Meta Yayınları

     

    28 Ekim 2012 Pazar

    Dönüşüm Haberleri Kasım 2012

    Dönüşüm Haberleri Kasım 2012      

    Sandra Ingerman

    Yaklaşık on yıl once spiritüel öğretmenim olan İsis çalışmakta olduğum tüm gruplarla bir mesajı paylaşmamı istedi. Spiritüel uyanma çağrısını alanların mesajları yok sayan kolektifle aynı şekilde hareket etmelerine gerek olmadığını söyledi. Mesaj elbette uyanıp kendimize, yeryüzüne ve tüm yaşama saygı gösteren daha bilinçli bir yaşamı sürdürmekle ilgiliydi.

    Yıllarca bu mesajı Dönüşüm Haberlerinin bazı sayılarında tekrarladım. Bunun nedeni, yıllardır doğayı onurlandırmayan ve yalnızca maddi dünyaya odaklanan bir yaşam biçiminin sonucunu görüyor olmamız.

    Dönüşüm Haberleri’nin Ekim sayısında bize hizmet etmeyen bir yaşam biçiminin ölümü gerçekleşirken alanı kucaklama gerekliliği konusunda yazmıştım. Yaşama karşı hareket eden diğerlerinin bu kötü davranışlarına göz yummak zorunda değiliz. Ama bilincin dönüşüme uğramakta olduğu bu zamanda alanı kucaklamak için sevgiye bir araç olmalıyız. 

    Dönüşümün bu aşamasında – bu ara zamanda – atmamız gerektiğini hissettiğim bazı somut adımları bu ay sizlerle paylaşmak istiyorum.

    Bilinci yükseltmenin bir bölümü de yaşamınızda nelerin işe yaramadığına bakmak / gözlemek/ kabullenmektir. Dışınızdaki dünya içsel durumunuzun bir yansıması olduğundan en iyisi dünyada neler olduğu yerine kendi üzerinizde çalışmaktır.

    Kendiniz için sağlık ve uyumla dolu bir yaşamı yaratmak için yaşamınızda değiştirmeniz gerektiğini hissettiğiniz şeyleri gözlemleyin ancak yargılamayın.

    Zaman, yaşamınızda neyin ölmesi gerektiğini kabul etmeniz gereken bir zamandır. Sıklıkla ne yaratmamız gereken yeniye odaklanırız. Bu harikadır ama ölmekte olanı da kabullenmeli, salıverdiğimizin yasını tutmalı ve olmuş olanı onurlandırmalıyız.

    Bugün süregelen kaosun bir bölümünün de ölmekte olan yaşamı kabullenmememiz ve yasını tutmamamız olduğunu düşünüyorum. Çoğumuz yalnızca yaşamlarımıza yeniyi getirmeye odaklanıyoruz.

    Duygularımızın derinliğini kabullenmemiz ve hoşçakal demekte olduklarımızın yasını tutmamız gerektiğini düşünüyorum.

    İnanıyorum ki, bunu yapmadığımızda evrim süreci bir düzeyde özgünlüğü kaybediyor. Zira ölmekte olana saygı göstermek ve onu onurlandırmak zorundayız.

    Ölümden önce, ayrıca, şifalandırılması ve dönüştürülmesi gereken kaotik enerjiler kendilerini gösterebilirler. Yeni bir bilince geçiş yaptığımız sırada dönüşmesi gereken enerjileri şifalandırdıkça gölge de güçlenmeye devam ediyor.

    Bu ay süresince yaşamınızın artık size hizmet etmeyen bir yönünü kabul ettikten sonra yaşamınızı yeniden dengeye getirmek için yapabileceğiniz  basit bir değişiklik üzerinde düşünün. Bireysel ve kolektif olarak neyin şifalanması gerektiğini yalnızca gözlemlediğimizde ortaya çıkan bir şeffaflık düzeyi mevcuttur.    

    Yukarıdaki yönergeleri izlemeniz birden çok amaca hizmet eder. İlki, gerçekleşmekte olan tüm değişimlerin büyüme ve değişim sürecine ait olduklarını kabul etmemizdir. İkinci ve en önemlisi de, sürecin kendinizle yeniden bağlantı kurmanıza yardımcı oluşudur. 

    Sağlıklı ve dengeli kalmamız için kendimizle yeniden bağlantı kurmanın yaşamsal önemi olduğuna inanıyorum. Yalnızca kendimizle bağlantıda olduğumuz zaman yaşamın bize getirdikleri ve yapmamız gereken günlük seçim ve kararlar için tam anlamıyla mevcut olabiliriz. Derindeki benliğimiz ve merkezimizle bağlantıda olmadığımızda olaylara bilinçsiz tepkiler veriyor olabiliriz. Yapmamız gereken şey, seçimlerimiz ve kararlarımıza bir farkındalık ve bilinç düzeyi getirmek ve körlemesine tepki vermemektir.

    Yaşamın ne kadar değerli olduğu ve hem birbirimize hem de yeryüzüne saygılı olmamız gereğine karşı hala bilinçli olmayan birçok insan var. 

    İnsanlar ahenksiz yaşam biçimlerini sürdürdükçe oluşan kaosu görüyoruz. Bu düzeydeki kaosla bağlantıda kalmaya gerçekten zorunlu musunuz? Enerjinizi böylesine uyumsuz ve ahenksiz enerjilerle bağlantıda tutmayı sürdürmek size nasıl hizmet ediyor?

    Eğer böylesine bir uyumsuzluk düzeyini deneyimlemeye ihtiyaç duymadığınızı hissediyorsanız, sizi daha ağır alanlara çeken kordonu niyetinizle kesin. Şu anda birçoğumuz ihtiyacımız olmayan enerji alanlarında kısılı kalmış durumdayız.

    Gelmiş olduğunuz bilinç düzeyini ve kim olduğunuz gerçeğini size yansıtmayan enerji alanıyla bağlarınızı kesmek için doğaya çıkıp bir seremoni yapabilirsiniz. Eski yaşam tarzıyla bağlantınızı halen içinizde bir yerde size hissettiren kordonu kesin.   

    Basitçe, geçmişle ve kolektif uyumsuzluk alanıyla olan bağlantınızı temsil eden bir sopayı kırabilirsiniz.

    Değişen Zamanlarda Nasıl Büyümeli adlı kitabımda da yazmış olduğum gibi, toprak, hava, ateş veya su elementleriyle bir salıverme seremonisi yapabilirsiniz. Bunu yapmak için hayal gücünüzü kullanın ve kendi ruhsal rehberliğinizi izleyin.

    Bir meditasyon veya şamanik yolculuk yaparak, yardımcı ruhlarınızdan ağır kolektif alanla olan kordonu kesmek için rehberlik isteyebilir ve kordonu meditasyon veya şamanik yolculuğunuz sırasında kesebilirsiniz.

    Tüm bunları yaptıktan sonra şimdi ulaşmak için çalıştığınız bilinci destekleyen uyumlu ve evrimleşmiş frekanslara kendinizi açma zamanıdır.

    Ve şimdi kolektifin geri kalanı için alanı gerçekten tutabilir ve kendinizi değişimin kaosundan çıkarabilirsiniz. Şimdi koşulsuz sevgi ve ışık için gerçek bir araç olabilirsiniz. Şimdi farklı bir dalgayla seyredebilirsiniz.

    Gezegende olup bitmekte olan herşeyden bir düzeyde etkilendiğimizi ve hepimizin yaşam ağının birer parçası olduğumuzu belirtmek istiyorum. Dünyanın her yerinde ekonomik, politik ve çevresel sorunlar meydana gelmekte. Dünyanın her yerinde şiddet var. Olmakta olan herşey her birimizi etkiliyor.

    Şu anda bize tanrısal doğamızı yansıtan spiritüel bir yaşam tarzı sürdürmekten bahsetmek istiyorum. Çünkü başkanlık seçimleri olsun diğer dünya olayları olsun, yaşamlarımızı nasıl yaşamamız konusunda yapacağımız seçimler var.

    Yapmamız gereken bir seçim var. Aynen sizlere hizmet etmeyen kolektif enerjilere sizi bağlayan kordonları kesmenizi istemiş olduğum gibi sizlere hatırlatmak isterim ki algımız gerçeğimizi yaratır. Bu, Yeryüzü için Şifa çalışmasının temel öğretisidir. 

    Şimdiki ve gelecek zamanlarda algımızı nasıl değiştireceğimizi seçmek durumundayız. Dünya üzerinde varolan güzelliğe nasıl odaklanabileceğimizi öğrenmemiz gerek.Tüm zamanlarda gerçekleşmekte olan birçok bilinç düzeyi mevcut. Bizler hangi bilinç düzeyinde yaşamak istediğimizi seçmek zorundayız.

    Dışımızdaki dünyada her ne olursa olsun bilinç düzeyimizi değiştirme fırsatına sahibiz. Mistikler binlerce yıldır bunu yapabilmiştir. Dramayı mı yoksa bu dünyanın güzelliğini,sevgiyi ve ışığı mı beslediğiniz bir bilinçle mi yaşamak istersiniz?

    Dolunay 28 Kasım’da. Gelin kalplerimizi birleştirelim ve güzel bir dalga ile seyretme kararını vermiş olan küresel bir topluluğun parçası olmamızı kutlayalım. Gelin yeryüzü ve tüm yaşam için hep birlikte davul çalmak için zaman ayıralım.

    Yeryüzünü dolanan ve derinliklerine ulaşan güzel ışık ağımızı örmeye ve güçlendirmeye yarayan spiritüel uygulamalarımızı sürdürelim.  

    Dönüşüm Haberleri’ni okumaya yeni başlamış olanlar dolunay seremonimizin detaylarını "İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” yazısını okuyarak öğrenebilirler.

    Küçük adımlar atın ve tutku ve anlam dolu bir yaşamı yaşamanız için size öncülük edecek değişiklikler yapın. Yaşamın anlamı budur.

    Bir sabah bir bilişle uyandım. Ve bu, önümüzdeki günlerde kafa yormak için iyi bir konu. Ya hiçbirşeyi yaratmıyorsak? Ya herşey burada hazır bulunuyorsa ve biz yalnızca içinde yaşamak istediğimiz dünyaya uyanarak ona bir adım atıyorsak?

    Bu konu, Yeryüzü için Şifa çalışmasının temel öğretilerinden biri olan algımızın gerçeğimizi yarattığı öğretisine dayanır. Ya yalnızca algımızı değiştirmemiz ve düşlemekte olduğumuz düşün halihazırda zaten burada olduğuna uyanmamız gerekiyorsa?

    Böylece yalnızca gözlemci olmak yerine düşün içinden yaşayabiliriz. Düşün içinden yaşamak yeni bir yaşamı düşlemek için önemli bir anahtardır.




    6 Ekim 2012 Cumartesi

    Dönüşüm Haberleri Ekim 2012

    Dönüşüm Haberleri Ekim 2012                     

    Sandra Ingerman

    Aralık 2012 yaklaştıkça, bu zamanla ilgili öngörüler hakkında yayınlanan birçok makaleyle karşılaşmaya devam ediyorum.  

    Gelecek tahminleri ile ilgili herhangi birşeyi okumamaya yatkınım. Önceleri yaşamımın gidişi ile ilgili olarak astrolojiye ve psişiklere başvururdum. Ve yıllar içinde yaşamı ele almanın en iyi yolunun anda kalmak ve ortaya çıkan herneyse onunla ilgilenmek olduğunu ve şimdiki zamanda yaptığım seçimlerin geleceği şekillendirdiğini anladım.

    Astrolojiyi ve psişik çalışmaları hiçbir şekilde yargılamaya çalışmıyorum. Bu çalışmalara gerçekten saygım var ve harika psişikler ve astrologlar olan birçok arkadaşım ve öğrencim var. Ve bu sistemler halihazırda bize rehberlik eden güçleri görmemize ve güncel zorlukları aşmada araçlar kazanmamıza yardımcı olurlar. Zaman zaman kendimi, bana sunulan güçlüklerle çalışmada araçlar sağlamak için astrolog ve psişiklerle çalışırken bulurum.

    Ve aynı zamanda düşünüyorum ki, birçok insan geleceği onlar için öngören uygulamacılara başvuruyorlar. Geleceği bilme arzusunun güvende olmak için bir yol olduğunu düşünüyorrum. Birisinin gelecek büyük güçlüklere dair bir öngörü sunmasında bizim için sahte bir güvenlik duygusu ve nelerin olacağını biliyor olmaktan kaynaklanan bir kontrol duygusu bulunur. Elbette hepimiz geleceğimizdeki herşeyin harika olacağını duymaktan hoşlanırız ve sonra da yaşam bize beklediklerimizden değişik olaylar sunduğunda hayalkırıklığına uğrarız.    


    Fakat yıllardır yazdığım gibi, almayı sürdürdüğüm ruhsal rehberlik geleceğimizin şimdiki zamanda yaratıldığına dair. Şimdiki zamanda olanla kalmayı daha fazla öğrendikçe, spiritüel çalışmamızı yaptıkça, bilinçlerimizi yükselttikçe, ortaya çıkan her güçlükle yüzleştikçe ve güçlükleri aşmada ruhun rehberliğine güvendikçe güçleri gerçekten daha fazla dönüştürebilir ve geleceği değiştirebiliriz.
     
    Yaşamlarımızın sonunda bu yüce yeryüzünden olabildiğince bilinçli olarak ayrılmayı istemiyor muyuz?  Erişmeye çalıştığımız bilinçlilik yaşamlarımızı nasıl yaşadığımıza bağlıdır. Katıldığımız etkinlikler ve okuduğumuz kitapların ötesindedir. Elbette kitaplar ve etkinlikler bize ilham verirler. Ama sonuçta hepimizin kendi çalışmasını yapması gerekir.

    Kendimi, bir arkadaşımın göndermiş olduğu, Carlos Barrios adlı Maya bilgesi tarafından yazılmış bir makaleden ilham alır buldum. Web sitesinin adresi
    http://www.carlosbarrios.org

    Yazmış olduğu makaleden bir bölümü sizlerle paylaşmak istiyorum:

    “Antropologlar tapınak alanlarını ziyaret ediyorlar, yazıtları okuyorlar ve Mayalar hakkında hikayeler uyduruyorlar ama işaretleri doğru okuyamıyorlar. Bunlar yalnızca onların kurdukları hayaller. Diğer insanlar Mayalar adına kehanetler yazıyorlar. Aralık 2012’de dünyanın sonunun geleceğini söylüyorlar. Maya liderleri buna kızıyor. Dünya sona ermeyecek. O dönüşecek.”

    Carlos Barrios bu zamanın aradaki zaman, bir geçiş dönemi olduğunu söyleyerek devam ediyor.

    Düşünüyorum ki hepimiz geçiş döneminde olduğumuz duygusunu paylaşabiliyoruz. Ve biliyorum ki çoğumuz, bu arada olma durumunda yaşamaktan dolayı yılgınlık duyuyor.”Yapacak” birşey olmaması rahatsızlık duymamıza neden oluyor. Yalnızca çalışmalarımıza devam edebiliriz. Buradaki meydan okuma, egomuz ve zihnimizin çalışmalarımızın sonuçlarını anında görmek istemeleri.  

    Geçiş dönemlerinde koşulsuz sevgi halini muhafaza etmenin gücüyle ilgili olarak çok kişisel birşey paylaşmak istiyorum. Zira geçiş dönemleri bizi ölüme hazırlar. Bu fiziksel bedenin ölümü veya bir yaşam tarzının ölümü olabilir.

    Son birkaç yıl içinde yazdığım gibi, çok yaşlı olan ebeveynlerimi bana yakın olabilmeleri için Santa Fe’ye taşıdım.

    Babam bir yıl önce, 97 yaşında öldü. Demanstan mustaripti ve son birkaç ayı, çok saldırganlaştığından, büyük güçlükle geçti.

    Babamın geçmişte yaşamış olduğu travmaları çözmeye çalıştığını biliyordum. Ve yine biliyordum ki,onun şifalanması için bir fırsat yaratabilirdim.

    Her gün onunla olduğum için kimlerle karşılaştığını kontrol edebiliyordum. Ve bakımına yardımcı olmaları için fazladan yardımcı tuttum. Yaşamının son iki ayında babamın görüştüğü kişiler, davranışlarına rağmen onu koşulsuz sevgi içinde tutan bakıcılardı. Ve elbette bu benim için de geçerli. 

    Öldüğünde çok huzurlu bir halde ayrıldı. Aşkınlığı çok çabuktu ve Kaynak’a geri dönüşü bir kurşun gibiydi. Öldüğünde şifalanmasının tamamlanmış olduğu aşikardı.

    Bugün çoğumuz yaşlı ebeveynlerimize bakıyoruz. Ve sürekli olarak arkadaşlarım ve öğrencilerimden yaşlı bir ebeveynin ne kadar travmatik bir yaşamı olduğunu ama şimdi geçmişi şifalandırmayı yaratan bir biçimde sevgiyle tutulduklarını duyuyorum. 

    Birçok kişiye son geçişte birini basitçe sevgi içinde tutmanın geçmiş yaralara gerçek şifayı getirecek şekilde huzur hali yarattığından bahsediyorum.  

    Bu geçiş dışarıdan gözlem yapanlara mantıklı gelmeyen şekilde uzun olabilir. Biri Kaynak’a geri dönüş için son yolculuğa çıkabilene dek, yaşam travmalarını şifalandırarak uzun yıllar geçebilir. 

    Çoğumuzun görmüş olduğu gibi, işin anahtarı, yalnızca sevgi dolu bir alanı muhafaza etmenin gücü.

    Bunu paylaşma nedenim, yeryüzüne veya yaşama hizmet etmeyen bir yaşam biçiminin  ölümünü deneyimlediğimiz bir zamanda yaşıyor olmamız.

    Ve bu geçişin ne kadar süreceğini bilmiyoruz. Aradaki zamanın ne kadar süreceğini gerçekten bilmiyoruz. Bu geçişin her birimizi kişisel düzeyde nasıl etkileyeceğini bilmiyoruz. Ve gelenin ne olduğunu gerçekten bilmiyoruz. Ölüm daima rasyonel anlayış için gizemli olmuştur ve muhtemelen de daima öyle olacaktır.

    Ama tüm geçiş süreçlerinde anahtar, mevcut bulunmak ve büyük değişim zamanlarında sevgi dolu bir güç olmaktır.

    Yıllardır uygulamalarımızı koşulsuz sevgi için araç olmaya odaklıyoruz ve şu anda da bunun çağrısı yapılmakta.

    Dünyada görmekte olduğumuz şey, insanlar olarak yeryüzüne ve üzerindeki tüm yaşama saygı göstermememizin etkisi. 

    Dünyada yaşayan çoğu insanın odağı halen ”ekonomiyi şifalandırma” üzerinde. Ve odak yeryüzüne saygılı ve onurlu bir yaşam yaşamak üzerinde olmalı. 

    Elbette yiyecek ve barınma için yeterli paraya sahip olmamanın güçlüklerini anlıyorum. Bunları ben de yaşadım.

    Spiritüel bir yaşam sürdürmeye kendimizi açtığımızda, bizi yetersizlik paradigmasının güçlüklerinden bollukla dolu bir yaşama taşıyacak çözümleri ve fırsatları bulmaya başlarız. 

    Zira evrende yetersizlik diye bir kavram yoktur, yalnızca bolluk vardır. Ama bolluğun enerjisini deneyimlemek ve bizi bolluğa götürecek çözümlere ulaşmak, bizlerden kutsallığı kucaklayan bir yaşama kendimizi adamamızı talep eder. Kutsallığa daha çok teslim oldukça kendimizi  daima ihtiyaç duyduğumuz şeylere yönlendirilirken buluruz. 

    Yeryüzünün yuvamız olduğunu ve bize yaşam veren elementleri gözetmemiz gerektiğini insanlara öğretmeye devam etmeliyiz. Bu eğitim sürecine, insanların diğer yaşam formları için maliyeti ne olursa olsun  maddi olarak ne kazanabileceklerine odaklandıkları bu zamanda, çok ihtiyaç var.  

    Aynı zamanda, içimizdeki bilgeliğin bize yol göstermesine izin veren gündelik basit spiritüel uygulamalarımızı daha fazla derinleştirebildiğimizde, tüm yaşam için daha fazla pozitif değişim yaratabiliriz.

    Olana daha fazla hazır bulunabildiğimizde ve gezegeni ve tüm yaşamı şu anda sevgiyle tutabildiğimizde geçmişi ve şimdiyi daha fazla şifalandırabilir, gelecek için şifa yaratabiliriz.  

    Dolunay 29 Ekim’de. İçimizde ve tüm dünyada ışıldayan bir yaşam ağını örme uygulamamızı sürdürürken, tüm yaşamı sarmalayan koşulsuz sevgiyle ışıldayan kalplerimizi birleştirelim.

    Dönüşüm Haberleri’ni yeni okumaya başlamış olanlar lütfen “
    İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” yazısını okuyun.

    Dünyaya sevgi ışıldarken kendinizi sevmeyi anımsayın. Yaşamınızda kendinizi ne kadar sevdiğinizi ve saygı duyduğunuzu yansıtacak seçimler yapın.

    Carlos Barrios yazdığı makalede, dağda yalnız başına bir mağarada yaşayan ve  bir seremonide biraraya gelen insanlara katılmak için Chichicasenango’ya seyahat eden saygın bir bilgeden bahsediyor. Bilge, oradaki insanlara, basit ve doğrudan bir mesaj vermiş. İnsanların yaşam ve ışığı desteklemek için biraraya gelmeleri için çağrıda bulunmuş. Bu bizim küresel bir topluluk olarak yıllardır yapmakta olduğumuz şey.

    Şifalandıran yalnızca sevgidir.