27 Nisan 2013 Cumartesi

Dönüşüm Haberleri Mayıs 2013


Dönüşüm Haberleri Mayıs 2013                   

Sandra Ingerman


Bu Mayıs ayı boyunca dengeye odaklanmamızı istiyorum.

Beden, zihin ve ruhuz. Sıklıkla bedensel duyumlarımızda kaybolur ve bedenden daha fazlası olduğumuzu unuturuz. Diğer yandan da bazen, fiziksel sağlığımızı koruyabilmek için beslenme, egzersiz ve dinlenmeye ihtiyaç duyan bedenlerimizle ilgilenmeyiz.    

Sorunlu düşüncelerimiz, tavırlarımız ve duygularımızın içinde boğulabiliriz. Diğer yandan da spiritüel baypas olarak adlandırılan şeyi yapabilir ve bize spiritüel ve duygusal düzeyde rahatsızlık veren nedenleri görmeyi reddedebiliriz. Bu inkar ve bastırma ise sonuçta sağlık durumumuzu etkiler.  

Bizler ruhuz ve birer bedene ve zihine sahibiz. Bedenimiz, ruhumuz için bir araç ve antik Mısırlıların da inandığı gibi, ruhumuzun tapınağı. Bazen gündelik stres ve sıkıntılara öyle odaklanırız ki ışıldayan ruhumuzu ve ruhumuzun akışını, güzelliğini ve zarafetini deneyimleyemeyiz. Fakat ruhumuz daima oradadır. Bazı durumlarda da yalnızca ruhtan ibaret olduğumuzu, diğer şeylerin önemli olmadığını söyleyerek ihtiyaçlarımızı karşılamayız.

Pek çoğumuz için sarkaç abartılı biçimde salınır. Yaşamlarımızda dengeyi yaratmak için bedenimiz, zihnimiz ve ruhumuzun her birine ilgi göstermeliyiz.

Her düzeyde neler olduğunu teslim ederken beden, duygular veya zihinle  aşırı özdeşleşmemek işin anahtarıdır. Dengeyi yaratan budur.

Yeryüzü için Şifa ve Değişen Zamanlarda Nasıl Büyümeli kitaplarımda Psikosentez adlı terapi dalının yaratıcısı olan Roberto Assagioli’den aldığım “Özdeşleşmeme” adlı bir uygulamayı paylaştım.

Bu egzersizin özünde bir bedenim olduğu ama bir beden olmadığımın farkına varmak var. Duygularım var ama ben duygularım değilim. Bir zihnim var ama ben zihin değilim. Bir varlık, süreklilik ve içsel denge hissine sahip olanım. Ben kimliğin merkezi ve saf bilincim.

Fiziksel, duygusal veya zihinsel olarak olan birşeyle kendimi aşırı biçimde özdeşleştirdiğimi fark ettiğimde kendi kendime yukarıdaki paragrafı tekrar ediyorum. Bu yolla, yaşamakta olduğum güçlükleri teslim ederken aynı zamanda da bunların içinde kaybolmuyorum. Bunların üzerine çıkabiliyor ve daha geniş bir perspektife sahip oluyorum ki bu da beni daima denge durumuna getiriyor.  

Paskalya’dan önceki Cuma sabahı bir rüya gördüm. Rüya çok karmaşıktı ve tüm detaylarını paylaşmayacağım.

İlk başta, Orta Çağ’da bir savaş sahnesindeydim. Savaş çok kanlıydı ve insanlara işkence ediliyordu. Sonra sahne değişti ve spiritüel şifayla ilgili insanların bulunduğu bir konferanstaydım. Şahit olduğum savaş sahnelerinin bir Hollywood filmine ait olduğu anlaşıldı.

Konferansta filmin yıldızlarından bazıları sahneye çıktılar. Hepsi de genç ve sarışındılar, elbiseleri beyazdı ve yüzleri kocaman gülüşlerle parlıyordu. Konferans katılımcıları onlara filmde oynadıkları rollerle ilgili olarak neler hissettiklerini sormaya başladılar. Gerçek bir çarpışmaya değil de film sahnelerine şahit olduğumu farkettiğimde rahatladığımı hissettim. Rüyada bana, tüm yaşamın bir rüya olduğu ve tıpkı oyuncuların bir filmde oynadıkları gibi  rollere büründüğümüz hatırlatılıyordu.

Bu konuda daha önce de yazmış olduğumu biliyorum ama rüya yaşam denen bu filmde hepimizin birer oyuncu olduğu hakkında bir hatırlatmaydı. En zorlu zamanlarda, bize neredeyse işkence ediliyormuş gibi hissettiğimizde bile dünyasal deneyimimiz yoluyla öğrenen ve evrimleşen o parlak ışıklarız.

Kendimizi fiziksel, zihinsel ve duygusal düzeyde olup bitenlerle birazcık daha az özdeşleştirmeyi öğrendiğimiz zaman, geriye çekilebilir ve oynadığımız rolü incelemeye başlayabiliriz. Şimdi yeni bir rol veya yeni bir karakteri oynamanın zamanı olduğu seçimini yapabiliriz. “Bu karakteri çok uzun zamandır oynuyordum ve şimdiyse yeni bir rol edinmenin zamanı” demek seçeneğine sahibiz.   

Yeni bir rol oynamaya hazırlanan bir karakter oyuncusu olarak kendimizi rolümüze çok derinden kaptırıyoruz. Bunun bir rol olduğunu ve değişiklikler yapabileceğimizi unutuyoruz. Bazen kaderimizde öğrenmemiz gerekli olan dersleri öğrenmek için kendimizi rolümüze tamamen kaptırmak zorunda oluruz. İlerleyebilmek için, hangi zamanın artık değişiklik yapma ve yaşamda belki de yeni bir rolü keşfetme zamanı olduğunu bilmek zorundayız.

Mayıs ayında bu konuda derinlemesine düşünmek için zaman ayırabilirsiniz.

Dolunay 24 Mayıs’ta. Haydi karşı karşıya olduğumuz güçlüklerle kendimizi özdeşleştirmeyi bırakalım ve ilahi ışık olduğumuzu ve evrensel bilinç, ışık ve koşulsuz sevgi için araç olduğumuzu hatırlayalım.

Haydi hep birlikte güzel gezegenimizi içinden ve çepeçevre sarmalayan ilahi ışık, sevgi ve sevinç ağını örmeyi sürdürelim.

Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız dolunay seremonimizin detayları için lütfen
İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” yazısını okuyunuz.

19 Nisan 2013 Cuma

RÜYA GÖRMENİN ÜÇ GENİŞ BANDI


RÜYA GÖRMENİN ÜÇ GENİŞ BANDI

Robert Moss

Çağdaş toplumumuzda, analistler ve rüya “uzmanları” , rüyaları ciddiye aldıklarında onlara genellikle tek bir bakış açısıyla yani çözülmesi gereken semboller dizisi olarak yaklaşırlar.

Rüya yaşantımız semboller bakımından kesinlikle zengindir. Etimolojik olarak, sembol “şeyleri biraraya getiren”dir. Semboller gündelik zihnimiz ile daha derin olan çok boyutlu gerçekliğin işleyişlerini biraraya getirmeye yardımcı olurlar. Sembollere, bizi bildiğimiz az olan şeylerin veya bildiğimizi düşündüklerimizin ötesinde, herşeye dair daha zengin ve derin anlayışa taşımaları için ihtiyacımız vardır.

Yani sembollerle rüya görürüz. Ama sembolik olmaktan çok gerçek olarak alınması gereken rüyalar da deneyimleriz çünkü bizde fiziksel veya bundan daha az “gerçek” olmayan diğer bir düzende oluşmakta veya oluşacak olan olaylara dair açık bir algı sağlarlar. Bunlar, sembolik rüya görme ile karıştırılmaması gereken, rüya görmenin diğer iki geniş bandında gerçekleşirler.  

Bu geniş bantlardan biri rüya görme esnasında doğallıkla işleyen ESP (duyu dışı algılama) ile ilgilidir ve insanoğlunun hayatta kalma kitinin bir parçasıdır. Rüyalarda, sezgisel radarımız uyanık yaşamımızın karmaşasının içindekine göre daha iyi işlev görür; zaman ve mekanda keşfe çıkar ve uzaktaki olaylara göz atarız. Doğunun deyimiyle bunlar “berrak”rüyalardır (her ne kadar uyandığımızda onlardan açık ve tam bilgiyi akılda tutmak için çaba sarfedebiliyor da olsak). Hawaii dilinde ise bunlara “sek” rüyalar adı verilir. Herhangi bir sembolik sisteme gore tercüme edilmeleri gerekmez. Dış dünyada olan veya olacak olanlar hakkındaki bilgilerinin farkına varılması ve eylemde bulunulması gerekir.      

Rüya görmenin üçüncü geniş bandı ise başka bir gerçekliğin deneyimlerini içerir. Aktif rüya görenler için bu, rüya görmenin en zengin hazinesidir. Bilinçli veya bilinçsiz biçimde, büyük bir Sufi filozof olan Ibn Arabi’nin “hayal aleminin arafı [barzakh]” olarak adlandırdığı, duyular alemiyle sonsuzluk aleminin arasında olan yere yolculuk yaparız. Çoklu evrende parallel dünyalar, bardo bölgeleri, uzak galaksiler ve tanrıların, iblislerin ve perilerin kendilerini evlerinde hissettikleri yerler de dahil pek çok maceralar yaşarız.

Yani, bir rüya hakkında düşünürken kendinize rüyayı hangi bantta görmüş olduğunuzu sorun: sembolik, gerçek veya başka bir gerçeklik. Sonra da rüyaların çok katmanlı olduklarını hatırlayın, yani şu ya da bu vakası olmadıklarını. Rüya bu üç düzeyin hepsinde de işliyor olabilir. Örneğin, geleceğe dair bir olayı görürsünüz ve olağan gerçeklikte gerçekleşen olayların içeriği sembol bakımından son derece zengin olabilir. Paralel bir gerçeklikteki insanların arasında geçen bir rüyanız olabilir. Transpersonel figürler oldukları açıktır ve aynı zamanda da benliğinizin farklı yönleri olarak da görülebilirler. Yerde ve gökte, çoklu evrendeki deneyim bolluğunu dar bir kutuya sıkıştırmaya çalışan yaklaşımların düşlediklerinden çok daha fazlası mevcuttur.

27 Mart 2013 Çarşamba

Dönüşüm Haberleri Nisan 2013


Dönüşüm Haberleri Nisan 2013          

Sandra Ingerman

Bir şamanik şifacıyla sohbetimiz esnasında sizinle paylaşmak istediğim bir başlık gündeme geldi. İnisiyasyonlar hakkında yazdıklarıma eklemek için önemli bir konu olduğunu düşünüyorum.

Kitaplarımda ve atölye çalışmalarımda, ciddi bir hastalık tanısı konmuş bir danışan, arkadaş veya sevdiğimiz biriyle çalıştığımız sırada ortaya çıkabilecek hassas bir konuyu öğretiyorum.

Bazen bir danışan ya da sevdiğimiz bir kişi, yolculuk yapanlarınızdan ölüp ölmeyeceklerine dair bir öngörü için bir yardımcı ruha danışmanızı isteyebilirler. 

Konu şu ki, eğer bir kimseye yaşamını tehdit eden bir hastalığın tanısı konmuşsa ve iyileşmişse, şifalanmak için bir düzeyde ölecektir. Bu biçimde bir şifalanma sağlıklı bir yaşamı desteklemeyen pek çok şeye ölmeyi içerir. 

Eğer bir yardımcı ruha yolculuk yapar ve danışanınızın, arkadaşınızın veya sevdiğiniz bir kişinin ölüp ölmeyeceğini sorarsanız alacağınız cevap evettir.  Eğer bir yardımcı ruha yolculuk yapar ve danışanınızın, arkadaşınızın veya sevdiğiniz bir kişinin yaşayıp yaşamayacağını sorarsanız, alacağınız cevap evettir. Çünkü ruhumuz sonsuzdur.

Kendi uygulamamda bazen doktorun kendilerine ölümcül hastalık tanısı koyduğunu söyleyen danışanlarım oluyor. Benden genellikle danışanımın ölüp ölmeyeceğini öğrenmem için yolculuk yapmam isteniyor. 

Bu durumlarda cevabım bütünlenmeniz için gereken şifayı icra edeceğim oluyor. Şifanın bir bölümü olarak kaybolmuş ruh (can) parçalarının bedene geri getirmek için  “soul retrieval” yapıyorum. Bunu yaptığımızda ruh artık süreçteki sonraki adımlara rehberlik ederek yardımcı olmak için var oluyor. Sonraki adımın ne olduğunu bilen yalnızca ruhumuzdur. Bazı kişiler için sonraki adım fiziksel ölüm, bazıları içinse bu yaşama devam etmektir. 

Yaşam, içsel ışığımızın, ilahi doğamızın ışıyabilmesi için yaşamımızın belirli yönlerine öldüğümüz bir dizi inisiyasyondur. 

Kayıp parçalarımızı geri getirmeyi sürdürdükçe daha bilinçli bir biçimde yaşarız. Ve zamanımız geldiğinde de bilinçli biçimde ölürüz.   Anahtar, eski bilinç düzeylerine ölebilmek ve yenilerine tekrar doğabilmek için, yaşamın bize getirdiği armağanlara karşı bilinç düzeyimizi yükseltebilmek için bütünüyle burada bulunmaktır.   

Yaşamlarının son basamağında olan insanlarla çalışan yardım odaklı meslek sahipleri genellikle ölümle yüzleşmekte olan insanların nasıl ışıldadıklarını belirtirler. Bunu tanıdığım kişilerde defalarca gördüm. Beden çöktüğü sırada yayılmakta olan ışık son derece güzel ve hayranlık vericidir.

Ayrıca insanların, yaşamda, eskinin büyük bölümünün geride bırakıldığı ölüm deneyimleri yaratan inisiyasyonlardan geçerken aynı parlak ışığı yaydıklarını da görüyorum. Ölüm yeni bir şeyin doğmasına yol açar. Bir tür yaşam parçalanması yaşayan insanlar geriye yenilenmiş ve tazelenmiş hissederek dönerler. Hepimiz hamile bir kadının nasıl parladığını biliriz. Biz de daha derin ve daha bilinçli yönlerimizi doğururken aynı şekilde parlarız. 

Ölüm ve doğum süreçlerinin tümü bizi ilahi ışığın parladığı daha derin bir ruhsal düzeye götürür.

Geçen yıl, kalp kırıklığının nasıl kalplerimizi genişleterek, koşulsuz sevginin araçları haline gelmemizi sağladığı hakkında yazmıştım. Koşulsuz sevginin kişisel sevginin nasıl ötesinde olduğunu yazmıştım. Koşulsuz sevgi, kişilere ya da yaşam koşullarına bağlı olmayandır. Yaratıcının saf sevgisidir ve hem bizim hem de dünyanın yaradılışına katılmış olan sevgidir. 

İçsel Dünyamda da sevincin aynı koşulsuz özelliğe sahip olduğunu deneyimlemeye başladım.

Gerçek sevinç, sağlık, refah ve huzurun içimizde olduğunu ve spiritüel uygulamamızın anahtarının zengin bir İçsel Dünya yaratan içsel bahçemizi yetiştirmek olduğunu yazmaya ve öğretmeye devam ediyorum.

Kendi öğrenmem gerekenleri yazıyor ve öğretiyorum. Ve yaşamım da öğretilerimde paylaştıklarımı uygulamaya gerçekten adanmıştır. Yaşamım boyunca o gerçek içsel sevinç hissini ararken güçlüklerle karşılaştım.

Ve o içsel sevinci deneyimlemedeki engelimin sevinci dışsal dünyadaki koşullara bağlamam olduğunun farkına vardım. Fakat spiritüel bakış açısından sevinç koşulsuzdur. Sevinç, kişisel arzuların ötesindedir. Koşulsuz sevinç basitçe yaşamın kendisi için duyulan sevinçtir.  Bu maddi dünyaya yaşam sevincini tümüyle deneyimlemek için doğduk.  Ve yaşam sevincini koşulların ötesinde deneyimlemek için olan orijinal arzumuzla bağlantıya geçtiğimizde, koşulsuz sevgi gibi koşulsuz sevinci de deneyimleriz. Bu, huzur ve refahın spiritüel tanımları için de geçerlidir. Zira İçsel Dünyamızda kucakladığımız bu özelliklerin dışsal koşullarla hiçbir bağlantıları yoktur.

Dolunay 25 Nisan’da. Haydi içimize yolculuk edelim ve hem tüm yaşam için koşulsuz sevgiyi hem de hayatta olmanın koşulsuz sevincini deneyimleyelim. Son derece güçlü olan bu ilahi ışık, sevgi ve sevinç yerinden dünya gezegenini sarıp sarmalayan parlak bir ışık ağı örmeyi sürdürelim. 

Küresel çemberimizdeki herkes için transfigürasyon çalışmamızı sürdürelim.

Dönüşüm Haberleri’ni okumaya yeni başlayanlarınız dolunay seremonimizin detayları için lütfen “
İnsanlardan Oluşan bir Işık Ağı Yaratmak”  yazısını okuyabilirler.

10 Mart 2013 Pazar

Soul Retrieval (Kayıp ruh parçalarının bulunup danışana geri getirilmesi) Hakkında Sandra Ingerman'ın Notu


Kapsamlı ve derin bir Soul Retrieval (Kayıp ruh parçalarının bulunup danışana geri getirilmesi) Eğitimini Nasıl Bulabiliriz?

Bu web sitesini ziyaret eden çoğunuzun farklı şamanik konularda eğitimleri araştırdıklarını biliyorum. Ve araştırma yaparken de farklı birçok web sitesini ziyaret ediyorsunuz.

Şamanizm ve diğer spirituel uygulamaları uygulayan hepimiz için vizyonlarımdan biri işbirliği ve dayanışma içinde çalışmak. Fikirleri ve uygulamaları paylaşmak tüm şamanik topluluğu zenginleştirir.  

Soul Retrieval Eğitimlerini araştıran birçok kişinin bana ve
www.shamanicteachers.com sitesindeki listedekilere ulaşarak Soul Retrieval eğitimlerinin süresi ve içeriği hakkında sorular sorduğunu görüyorum.

Ben Soul Retrieval üzerine beş günlük eğitimler veriyorum ve www.shamanicteachers.com sitesindeki listelenmiş tüm öğretmenlerden de aynı şeyi yapmalarını istiyorum.  Listedeki bazı öğretmenler eğitimi iki haftasonuna bölüyorlar çünkü katılımcıların çoğu tüm hafta için işlerinden izin alamıyorlar.

Ayrıca, listedeki öğretmenlerin birçoğu katılıcımları şamanik şifanın farklı bölümleri olan yöntemler ile tanıştıran bir ya da iki yıl süreli eğitimler variyorlar.  Fakat, yalnızca bir ya da iki şamanik şifa yöntemi öğrenen pek çok kişi var. Bu da danışanların her zaman ihtiyaç duydukları tüm şifayı alamadıkları bir senaryo yaratıyor.

“Duygusal ve Fiziksel Hastalığı Şifalandırmada Şamanizmin Gücü” başlıklı, şamanizm perspektifinden hastalığa bakışı kısaca özetleyen bir makale yazmıştım. Bu konuyla ilgili olarak kendinizi geliştirmek için www.sandraingerman.com adresinde bu makaleyi okuyabilirsiniz.

Farklı web sitelerini inceleyen okuyuculardan gelen soru bir hafta sonu süreli olarak sunulan Soul Retrieval eğitimine oranla daha uzun süreli eğitimin faydalarının neler olduğu. Tekrar etmek gerekirse, www.shamanicteachers.com sitesinde listelenen öğretmenlerin hiçbiri yalnızca bir haftasonu süreli Soul Retrieval eğitimi vermemektedir ve bunun nedenini size açıklamak istiyorum.  

İlk olarak Soul Retrieval eğitimleri hakkında kendi öğretmenlik geçmişimden birşeyler ve Soul Retrieval Eğitimi’nde neler aramanız gerektiği hakkındaki hislerimi paylaşmak istiyorum. 

1991 yılında Soul Retrieval: Mending the Fragmented Self (Ruhun Kayıp Parçalarının Geri getirilmesi: Parçalanmış Benliği Onarmak) adlı kitabımın yayınlamasından once ABD, Avrupa, Avustralya ve Yeni Zelanda’da haftasonu Soul Retrieval eğitimleri veriyordum.

Haftasonu eğitimlerinde modern batı kültüründe karşılaştığımız sorunlar hakkında uygulamacıları yeterince eğitmek için yeterli zaman olmadığını gördüm. Güçlü ve kadim Soul Retrieval yöntemini modern günümüzün psikoljik olarak sofistike kültürüne köprülemenin sonuçları hakkında anlaşılması gereken çok şey var.    

Uygulamacıları eğitmek için daha uzun bir süre gerekiyordu. 1990 yılında Beş Günlük Soul Retrieval Eğitimini geliştirdim. Ve Soul Retrieval eğitimleri vermeye devam ederken öğretileri de geliştirdiğimi görüyorum.   

Yerli kültürleri aşırı romantize etmeye çalışmıyorum. Ama yerli kültürlerinde insanlar doğuştan getirdikleri yeteneklerini toplulukla paylaşmaları için desteklenirdi. Ve Soul Retrieval seremonileri de biri yaşamında travma yaşadıktan hemen sonra icra edilirdi. Yerli kültürlerindeki insanlara nasıl uyum içinde bir yaşam yaşamaları gerektiği öğretilirdi ve uyumsuzluğa neden olan şeylerin hastalıkla sonuçlandığını da bilirlerdi.

Batı dünyasında yaşam bu kadar basit değil. Anlam dolu bir yaşamı yaşamak için her zaman desteklenmiyoruz. Yaşam tarzımızın bugün başa çıkmaya çalıştığımız duygusal ve fiziksel hastalıkları nasıl yaratmış olduğuna dair bağlantıyı genellikle kuramıyoruz.  İnsanlar ruhlarının parçalarını çok genç yaşlarda kaybediyorlar ve yaşamlarında oluşan travmalardan çok yıllar sonra şamanik uygulamacılara Soul Retrieval çalışması için başvuruyorlar.

Yerli kültürlerdeki şamanlar kayıp ruh parçalarını aramak için 40, 50 ya da 60 yıl geri gitmek zorunda değillerdi.

Ve yerli kültürlerdeki şamanlar sofistike psikolojiye sahip bir toplulukta çalışmıyorlardı.

Şamanizmin 100,000 yıldan uzun süredir hayatta kalabilmesinin nedeninin, farklı zamanlar ve kültürlerde yaşayan insanların ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yardımcı ruhların çalışmayı evrimleştirme becerileri olduğuna samimiyetle inanıyorum.

Soul Retrieval kitabıma, işte bu nedenle 1997’de yeni bir önsöz ve önceki yıllarda da yeni bir son söz ekledim. Yeni Son Söz’üm travma yaşamış insanlar için yapılmış başarılı beyin haritalandırmalarını ve insanların travmalardan nasıl şifalandığı üzerine son araştırmaları paylaşmak için yazıldı.  

Bir Soul Retrieval çalışması ararken eğitmeni arar ve eğitimde hangi konuların işleneceğini araştırırdım.

Aşağıdaki başlıklar uzun dönemli bir şifalanma yaratacak biçimde danışanlarınıza derin ve  anlamlı Soul Retrieval icra etmeniz için sizi eğitecektir. Bu konuların tümü www.shamanicteachers.com sitesinde listelenen öğretmenler tarafından işlenmektedir. Alacağınız eğitimde Soul Retrieval çalışmasının etkileri konusunun işlendiğine emin olun.  Bir Soul Retrievaldan sonra ortaya çıkan şifalanma krizlerini nasıl ele alacağınızı öğrenmek istersiniz. Danışanınıza Soul Retrieval’ın üzeri kapalı etkilerini derinleştirmekte yardımcı olmayı istersiniz. İnsanlar şamanik şifa seanslarına hemen ve mucizevi değişiklik beklentisi içinde gelirler. Bir anda şifalanamayan birine yardımcı olmak için çeşitli yollar bulunur.
  • Bebekliğinde ruhunun bir parçasını kaybetmiş ve şu andaki yaşamı alışkanlıkların örgüsünde devam eden birine nasıl yardım edebileceğinizi öğrenmek istersiniz. İnsanlar sıklıkla yaşamda tekrarlanan travmaların erken yaşta meydana gelen ruh kaybından kaynaklandığını fark ediyor. Kendisini ilişkilerde sürekli ihanete uğrarken bulan birinin tekrarlayan paterni buna örnek olabilir. Danışanınıza eski paternlerini kırmasında ve geçmişin travmalarından farklı yeni bir şimdi ve gelecek yaratması için nasıl yardım edebileceğinizi öğreneceğiniz bir eğitim bulmak istersiniz.  
  • Danışanın ruh parçalarını tümüyle içselleştirmesine yardımcı olmak ve böylece kısa zamanda uçup giden etkiler yerine uzun dönemli şifalanmanın yaratılması konusu yaşamsal önem taşır ve alacağınız eğitimde işlenmelidir.
  • Bir Soul Retrieval yolculuğunda görülenleri danışanlarınıza, onları geçmişlerindeki travmalarına geri götürüp yeniden travmatize etmek yerine şifalanma süreçlerinde ilham verecek biçimde nasıl paylaşacağınızın size öğretilmesini istersiniz.   Pek çok danışanın şamanik uygulamacıların şifalandırıcı öyküler anlatmadaki eğitimsizliklerinden dolayı yeniden travmatize olduklarını gördüğümden bu konu çok önemli.

    Danışanlarıyla zarar görmüş veya yaralanmış ruh parçasını geri getirdiklerini paylaşan uygulamacılar olduğunu duydum. Veya korkmuş ya da geri dönmek istemeyen ruh parçalarının geri getirildiğini duydum. Danışanlara asla böyle bir bilgi verilmemelidir

    “Can/Ruh” un tanımı “öz”dür. Öze zarar verilemez veya yaralanamaz. Bir başkası için Soul Retrieval yaptığımızda onları şifalanma ve bütünlenme haline taşıyan saf özlerini geri getiririz.

    Bir uygulamacı danışanıyla bir yolculuğunu paylaştığı her seferinde ona tohumlar eker. Ve tohumlar da kökleri derinde olan bitkilere dönüşür.

    İnsanların günümüzde daha fazla kötü habere ihtiyaçları yok. Günümüzde insanların, Soul Retrieval’ı takiben onlar için artık mevcut olan ve yaşamlarının kalitesini artıracak yetenekleri ve güçleri ile ilgili umut ve ilham öyküleri duymaya ihtiyaçları var.  

    Açıkçası, uygulamacının sözlerinin başkası üzerindeki etkisini anlaması için basitçe sağduyu sahibi olması gerekir. Bir öğretmen size şifalandırıcı öykülerinizi nasıl anlatabileceğinizi ve böylece her danışanınızı sevgi, umut ve ilham tohumlarıyla nasıl kutsayabileceğinizi öğrenmenize yardım edebilir. Sözcükler birisini kutsamak ya da lanetlemek için kullanılabilir.
  • Etik konular hem Soul retrieval eğitimi hem de her şamanik şifa eğitiminde işlenmesi gerekli bir konudur.

    Şamanik yolculuk yoluyla bir danışanın cinsel tacize uğrayıp uğramadığını teyit etmek etik değildir. Bu, hukuki sonuçları da olan karmaşık bir konu başlığıdır. Bu yönergeler içerisinde yazabileceklerimin ötesindedir ama eğitiminizin içinde yer almalıdır

    Bir kişinin izni olmadan ona uzaktan Soul Retrieval yapmak etik dışıdır. Bu röntgenciliğe eşdeğerdir. Bunun hakkında hem olağan hem de olağan dışı alemlerde yasalar vardır.  
Yukarıdakiler Soul Retrieval Eğitimlerinde kapsadığım ana başlıklar. Şamanik şifa çalışması yapmak için ücretlendirme, bir kişinin kaç soul retrievala ihtiyacı olduğu, aynı kişiye yeni bir soul retrieval yapmak için ne kadar beklemek gerektiği, çocuklar ve aileler ile çalışmak gibi işlediğim diğer başlıklar da var. Yukarıda listelemiş olduğum konu başlıkları danışanınıza gerçek bir hizmette  bulunabilmeniz için bir Soul retrieval eğitiminin parçası olması gereken konu başlıkları.  

İyi bir öğretmen danışanlarınızın özgün ve kişisel sorunlarına eğilebilmeniz için sizi kişisel biçimde Soul Retrieval seremonileri icra etmeniz konusunda teşvik edecektir. Bu da sizi görmeye gelen her birey için çalışmanızı değiştirmeniz gerektiği anlamına gelir. Her danışan birey olarak davranılmayı hakeder.  

Soul Retrieval bir seansı takiben mucizevi sonuçlar yaratan bir yöntem değildir. Bazıları için böyle olabilir ama norm bu değildir. Soul retrieval bir süreçtir.
Hem Irak hem de Vietnam Savaşı gazilerinden pek çok kişiyle iletişim halindeyim. Genellikle Soul Retrival’ın “basit” bir metot olduğu öğretilen ve bunu neredeyse robot gibi gerçekleştirmiş olan şamanik uygulamacılarla çalışmalarından nasıl hayal kırıklığı duymuş olduklarını anlatıyorlar. Derin ve kişisel biçimde çalışan şamanik uygulamacılar bulmada onlara yardımcı olmam için bana başvuruyorlar.

Günümüzde insanlar pek çok güçlükle karşı karşıya. Kendimden biliyorum ki şifaya ihtiyaç duyduğumda yalnızca bu çalışmayla ilgili derin bir anlayışa sahip uygulamacılara başvuruyorum.

Kişisel olarak, bir savaş gazisini yalnızca Soul Retrieval hakkında kapsamlı eğitim almış birine yönlendirirdim. Aynı şey değer verdiğim sevdiklerim için de geçerli. Danışanlar da, kendimiz ve sevdiklerimiz için isteyebileceğimiz en iyi muameleyi ve şifa yardımını hakeder.

Şamanlar tüm yardım odaklı mesleğe sahip olanlarla aynı prensip doğrultusunda çalışırlar: Zarar vermemek.

Öğrenci olarak, Soul Retrieval öğrenirken kendi ihtiyaçlarınız üzerine derinlemesine düşünmeniz gerekir. Ve ihtiyaçlarınıza en iyi biçimde cevap verebileceğini hissettiğiniz öğretmeni bulmalısınız. İnsanlara, tüm yaşama ve gezegene hizmet edebilmek için en iyi eğitimi nasıl alabileceğinizi dikkatlice araştırmanız gerekir.

www.shamanicteachers.com sitesinde listelenenmiş öğretmenleri eğitmiş olmaktan gurur duyuyorum. www.shamanicteachers.com sitesindeki tüm öğretmenler kapsamlı Soul Retrieval eğitimleri vermekteler.

Bu bilgilerin size yardımcı olacağını ümit ediyorum.

Sevgi ve hayır dualarımla,
Sandra Ingerman

5 Mart 2013 Salı

ŞAMANIN ARAÇLARI – ŞÜKRETMEK, GÖRMEK ve KUTSAMAK



Çeviri: Simin Uysal
Şamanik yolculuk yoluyla hem kendi hem de çevremizdeki herşeyin olağan dışı doğasıyla bağlantı kurabiliriz. Fakat, bu yolculuğa çıkmadan önce, önümüzdeki yol için gerekli herşeyi yanımıza aldığımızdan emin olmamız gerekir. Jose Stevens, şamanik yola girmenin ve bu yolda başarılı bir şekilde seyretmenin, yeniden uyanmamızda gerekli olan kalıtsal “araçları” edinmemiz olduğunu açıkça belirtir:
Dünya üzerindeki şamanların anlayışına göre insanlar, alet çantalarında, şifalanmayı sağlayan ve özgürlüğü arttıran üç ayrıcalıklı araçla donanmış olarak doğarlar. Bu kullanıcı dostu ve son derece sıradan olan araçlar, özellikle bilim ve batıdaki psikoloji alanlarında,  genellikle basit olarak kabul edilir ve saygı gösterilmez. Bu araçlar hakkında bilgisi olanlar bile onları yanlış yorumlar ve gerçek önemini anlamazlar. Diğer yandan şamanlar, bu araçları geliştirmenin ve onlarda ustalaşmanın önemine işaret ederler çünkü bunların şamanın gücünün anahtarları olduğunu bilirler.
Bu şamanik araçlar, aynı matkap ya da ingiliz anahtarı gibi, kendiliklerinden çalışmazlar. Alet kutusunun içinde kullanılmayı beklerler. Diğer bir deyişle, bu araçlar yalnızca niyetle desteklendiklerinde ve istemli bir odak ve isteklilikle kullanıldıklarında çalışırlar. Şamanlar, diğer gündemler söz konusu olduğunda –zihin düşmanlık, acı çektirme, rekabetçilik ve benzeriyle meşgul olduğunda –araçların etkin kullanımının zorlaşacağını bilirler. Bununla birlikte, bu araçlar öylesine güçlüdür ki, birinin yalnızca onları ele alma istekliliğiyle bile olağan dışı işlerine başlayacaklardır.
Şükran
Alet çantanızdaki ilk şamanik araç, kalbi açmak için tasarlanmış bir tavır ve yönelim olan şükrandır. Şükran, ruh dünyasına girişler, pencereler ve kapılar açmak için tasarlanmış yüksek düzeyli bir titreşimdir.
Şamanik açıdan Ruh, şamanın konsensüs rüyası olarak kabul ettiği gündelik gerçeklikte, çıplak göze görünür değildir. Buna karşın şaman, Ruh’un, dünyayı oluşturan bu dekorun hemen ardında  gizlenmiş biçimde, ışık ve özgürlükle dolu olarak farkına varılmayı ve kullanılmayı beklediğini bilir. Ruh, son derece zeki biçimde, stratejik yerlere, eğer açılırlarsa gündelik dışsal dünyadan tüm cevapların bulunduğu ve tüm sorunların da aslında yanılsamalar olduklarının açığa çıktığı içsel gerçekliğin gücüne doğrudan giden girişler yerleştirmiştir.
Bu girişler her yerdedir ama bunların başlıcaları bize o denli yakındır ki onları gözden kaçırmamız olanaksızdır. En ulaşılabilir olanı, hemen çenenizin altında, göğsünüzün tam ortasında bulunan kalptir. Onu nasıl olup da gözden kaçırdığınızı anlamak güçtür, yine de bir kalp krizinin şanssızlığını yaşamadığımız sürece, onu her gün ihmal ederiz.
Şamanlar “kalpleriyle” görürler. Yeni Zelanda’da yaşayan Maoriler gibi şamanik kabileler, deneyimlediğimiz fiziksel dünyanın gerçekte her bireyin kalbinden gelen bir yansıma olduğuna inanırlar. Mayalar ve And dağlarında yaşayan Q’ero kabilesi de bu temel anlayışın kendi versiyonlarına sahiptirler. Onların şamanları, ego tarafından yaratılan kişisel önemin, bu güçlü kalp kapısını kapalı tutarak, Ruh’un ışığının ondan geçmesine engel olmaya adanmış olduğunu bilirler.
Ego bunu, kalbin kapısını ruh dünyasına kapalı hale gelinceye dek kapalı tutarak başarır. Kapılar yalnızca belirli bir titreşime ulaşıldığında açılırlar, yani belirli bir düzeyin altında kalmak açılmalarını engeller. Titreşimi düşük tutan şeylerin hepsi de tanıdık illetlerdir: korku, düşmanlık, kişisel önem, depresyon, kendinden şüphe etme, kinizm ve hüsran. Bunlar yüzünden birçok insanın kalbi çoğunlukla kapalıdır ve bu da göğüslerinde kötü bir his oluşturduğu gibi, acı ve çileden ana kaçış yolunu da kapatırlar – yani açık bir kalbi.
Şükran, parazit sahte kişiliğin girişimlerine karşı gelir ve kalp-açma sürecini başlatmak için titreşimi yeterince yükseltir.
Şükranın armağanları bereketlidir. Burada şükranın sizin için gerçekleştirebileceklerinin yalnızca bazıları verilmiştir:
1. Şükran deneyimleri yeniden çerçeveler, böylece sorun gibi görünen veya pek de önemi bulunmayan birşey bunun yerine iyi bir şeye dönüşür. Örneğin,evinizin önündeki ağaç için şükran duyarsanız, onu görmezden gelmeyi durdurur, bunun yerine sizin için olan armağan ve faydalarına odaklanırsınız. Dünya, şükran duyduğunuz için, birdenbire daha güzel bir yere dönüşür.
2. Şükran duyduğunuz zaman, kendi dışınızda birşeyle bağlantı kurar ve diğerlerine ya da Ruh’a bağlı olduğunuzu fark edersiniz. Diğer bir deyişle, şükran duymak yöneliminizi bir anda kişisel önemden öz-referanslamaya değiştirir ve hepimizin birbiriyle bağlantılı olduğunu hatırlatır.
3. Şükran, yararınıza olanları arttırır çünkü Ruh size daima farkına varıp, teşekkür ettiğiniz şeylerin daha fazlasını vermeye eğilimlidir. Şükranınız ne kadar büyükse, şükran duyduğunuz şeylerin daha fazlasını alırsınız.
Görmek
Alet çantanızdaki ikinci muhteşem araç görmedir. Bir şaman için “görmek”, Ruh’un gerçek doğasını tüm gerçeklikte kendini gösterdiği şekilde açıkça görebilmek için,  cehaletin perdelerini, dünyanın sahte görünümünü yırtıp geçmektir. Diğer geleneklerde bağışlayıcılık ve şefkat olarak bilinir. Görmek, suçlama, suçluluk ve utancı salıvermek için en güçlü yöntemdir.
Görmek, içimizdeki savaşı sonlandırdığı gibi dışarıdakilerle olan çatışmaları de çözerek genişleme ve işbirliğinin yolunu açar. Sahte kişilik, bağışlamanın ve şefkat duymanın zayıflık olduğuna ve bunun başkalarınca kullanılmak için yeni bir tuzak olduğuna sizi   ikna etmeye çalışır. Ayrıca, ne sizin ne de başkalarının hiçbir değeri olmadığına ve bu yüzden kötü muamele ve öz-nefreti hakettiğinize de sizi inandırmaya uğraşır. Görmek bu korkunç algıları olanaksız hale getirir. Gerçeği görmek, sizi suçluluğun korkunç stresinden kurtarır ve bu da enerjimizi kalbimizi ve ruh dünyasına diğer kapıları  açabileceğimiz biçimde değiştirmemize izin verir.
Şamanlar “görmek”ten bahsederken, gerçekte, bilinçli zihnin dünyaya yansıttığı yansımalar ve çarpık düşünceleri ve bunların tüm biçimlerini temizlemeyi anlatırlar.
Şamanlar, bu yansımaların körleştirici ve bilinmeyene duyulan korkuya dayalı sonu gelmez yanlış anlamalar ve varsayımların kaynağı olduklarını bilirler.
Görmenin anlamı, gerçeği algılıyor oluşumuz ve bundan dolayı düşmanlık, suçlama, korku veya önyargılara yer olmayışıdır. Bu nasıl gerçekleşir? Şamanik yolla gördüğümüzde, Ruh olduğumuzu ve kısa bir süre için dış görünüşe aldanmış ve kafamızın karışmış olduğunu biliriz.  Egonun yaratmış olduğu sahte kişilik yalnızca hezeyanlı bir yapıdır ve dünyayla ilişkisinde bizim ve diğerlerinin sığındığı yalanlar yaratmaya eğilimlidir.
Şamanlar, insanların görmeyi öğrenmeye başladıkları zaman neredeyse sınırsız güce ulaşabileceklerini çünkü engin yaşam ağıyla çok yakın bağlantıda olduklarını fark ettiklerini söylerler. Şaman için, gerçekliğin ve benliğin gerçek doğasını görmek büyük bir güçtür; bu, kendini gerçekleştirmek ve sonunda da aydınlanmak için gerekli bir beceridir.
Kutsama
Şimdi şamanik alet çantamızda bulunan, herkesin doğuştan sahip olduğu, üçüncü muhteşem güç aracına geliyoruz: kutsama becerisi.
İnsanlar genel olarak işlevlerinin ne olduğunu bilmezler ve işlerinin gerçekte dünyayı kutsamak olduğu akıllarına gelmez. Çoğu insana yiyeceklerini kutsamaları öğretilmiştir; kutsamayı yemekte gevelenen, anlamsız ve kalpten gelmeyen birkaç sözcük olarak düşünürler. Bunun, şamanların kutsamayla anlatmak istedikleriyle ilgisi yoktur.
Kutsama, tanıklık etmekte veya deneyimlemekte olduğumuz herşeyde Ruh’un kendisini gösterdiğinin farkına varma sanatıdır. Varlıksallığın büyük akışının yediğimiz şeyde veya gördüğümüz manzarada ya da sevişirken, temizlik yaparken veya araçlarla yaratırken deneyimlediklerimizde bulunuşunun farkına varmak ve kabul etmektir. O Varlıksallık manzarada, bedenlerimizde, şimdinin her anında sürekli akar ve ona tanımlanamaz bir canlılık ve yaşam gücü verir. Oysa ki, fiziksel düzlem, çoğuna Ruh’un yokmuş gibi geldiği örtülü bir evren olarak görünür. 
Şamanik olarak konuşursak, çoğumuz dünyayla, derin bir hipnoz içerisinde, artık Ruh’un varlığının farkına varamadığımız derin bir uyku durumundan etkileşiriz. Uyuyan yalnızca biz değil, aynı zamanda dünyanın da büyük bir bölümüdür.  Yani, görevimiz uyanmak ve çevremizdeki herşeyi de uyandırmaktır. Bu uyanma eylemi “dünyayı kutsama” olarak adlandırılabilir.
Peki kutsadığımızda ne olur ve etkin bir biçimde nasıl kutsayabiliriz?
Kutsamak, canlı olduğunuzun ve Ruh’un sizden akmakta olduğunun bilincine varmak demektir. Bu anlayış, Ruh’un çevrenizdeki herşeyden aktığını, sizden akmakta olanın herşeyden de aktığını ve herşeyin aynı olduğunu görmenize izin verir. Böyle birşeyi gördüğünüz veya hissettiğiniz zaman “Ben Ruh’um. Uyanmamıza izin ver. Gördüğüm herşeyde Ruh’u uyandırmamıza izin ver” gibi birşey söyleyin.
Bunları söylediğiniz sırada çevrenize bakabilir, onları elleriniz ve kollarınız açık biçimde kutsayabilir ve herşeyi herşeyin içinden büyük bir tutku ve huzurla akmakta olan Ruh’un inanılmaz gücüne uyandırabilirsiniz. Bu uyandırma uygulaması kadar güçlü olan çok az uygulama vardır. Eğer kutsamanıza farklı birşey eklemek isterseniz, deneyimlemekte veya tanıklık etmekte olduğunuz herşeye kalbinizin derinliklerinden gelen bir esenlik armağını verebilirsiniz.
“Sana büyük bir mutluluk ve sevgi veriyorum. Buraya gelen veya buradan geçenlerin tümü sevinç, bereket ve esenlikle kutsansın” diyebilirsiniz. Alacağınız şey verdiğinizdir, bu yüzden hayal edebildiğiniz en iyi şeyi verdiğinize emin olun.
Kutsamak, aklın alamayacağı denli güçlüdür ve belki de hepsinin içindeki en güçlü araçtır çünkü o Ruh’a ulaşan arka yoldur. Yine de, eğer şükran duymuyorsanız ve bağışlamanın gerekliliğini görmemişseniz, kutsamak zordur. Bu üç araç, güç merkezi üçlüsü olarak birlikte çalışırlar. Fiziksel evrenin en önemli özelliklerini oluştururlar: Gerçek, Sevgi ve Enerji. Her araç her bir bileşenle işler. Şükran gerçeğin farkına varır, sevgiyi iletir ve enerjiyi yükseltir. Görmek gerçeği söyler, sevgiyi oluşturur ve enerjiyi serbest bırakır. Kutsamak gerçeği kabul eder, sevgiyi yayar ve olağanüstü miktarda enerjiyi açığa çıkarır.
Alet çantanızda şamanik araçlar olduğunu daima anımsayın. Etkin hale gelebilmek için  istemli kullanımlarını gerektiriyorlar. Bu üç araç, düzenli kullanımla özgürleşmek, kendini gerçekleştirmek ve yaşamda ustalık kazanmak için gerekenlerin tümü. Peki beklemek niye?
* Sandra Ingerman ve Hank Wesselman, "Awakening to the Spirit World" kitabından özet çeviri yaptım.

HAYVAN RUHLARIYLA BAĞLANTIMIZ - ERK HAYVANLARI



ERK HAYVANLARI

Simin Uysal 

Tüm şamanik toplumlar ve şamanlar hayvan ruhlarıyla bağlantımızı bilirler. Her insanın doğduğu andan itibaren duygusal ve fiziksel sağlığını korumak için en az bir hayvan ruhunun gönüllü olduğunu bilirler. Bu bağlantımızı fark ederek ve onu besleyerek enerjimizin doğal akışını izleyebiliriz. Bu bağlantı modern toplumda yaşayan çoğumuz için kaybolmuş durumda. Bizim ihtiyacımız ise bu güçle doğrudan bağlantıya geçmek ve onu her gün bedenlerimizde besleyip hissetmek.

Hayvan ruhlarımız bizi bir şamanik yolculukta ya da rüyalarımızda bulabilir. Onların doğasında ve bize nasıl göründüklerinde kendi yaşamsal enerjimizin durumunu görebiliriz.  Erk hayvanlarımızın şamanik yolculuk veya rüyalarımızdaki durumu ve davranışları bize sıklıkla gündelik yaşamımızdaki durumumuza dair ipuçları sunar.

Belirli bir hayvanla yaşam boyu süren bir bağlantımız olduğunu da hissedebiliriz. Çevremizdekiler bunu beden tipimizde, yaşam tarzımızda ya da güçlüklerle başa çıkma yöntemlerimizde gözlemleyebilirler.

Bunun yanında, yaşamlarımız boyunca diğer pek çok hayvan ruhuyla ilişki geliştirebiliriz. Bunlar belirli zamanlarda, belirli dersler, yardımları ve armağanlarıyla gelirler ve işlerini tamamlayıp ayrılırlar.  Elbette evimizde bize arkadaşlık eden evcil dostlarımız ya da gezilerimizde karşılaştığımız yabani hayvanlar da bize şamanik yolculuklarımızda ya da rüyalarımızda dostlarımız ve müttefiklerimiz olarak karşımıza çıkabilirler.

Hayvan ruhları ile ilişkimiz hem kişisel hem de kişi-ötesidir. Bunun anlamını onlarla ilişkimizi derinleştirdikçe öğreniriz. Bu hayvan sembolizmi ile ilgili kitapları incelemekten fazlasını gerektirir.

Şamanik yolculuk veya rüyalar yoluyla bir erk hayvanı ile tanışmak ve onunla güçlü ve derin bir ilişki geliştirmek ruhumuzun kayıp parçalarından birini, kaybetmiş olduğumuz yaşamsal enerjinin bir kısmını yerine getirmektir aslında.
Erk hayvanlarımızın yaşamlarımızdaki önemi ve anlamını ortaya çıkarmaya başlamak ve bu enerjiyi bedenimize katmak için onlarla karşılaştıktan sonra derhal bulunabileceğimiz eylemler var.

1) Hayvanın doğal alışkanlıklarını inceleyin.
Hayvanın doğal alışkanlıkları ve özellikleri hakkında bulabildiğiniz her şeyi öğrenin. Gece mi gündüz mü hareketlidir? Ne yer? Grup içinde mi yaşar yoksa yalnızlığı mı sever? Nasıl avlanır? Kendini nasıl savunur? Nerelerde yaşamayı sever? Tek mi yoksa çokeşli midir? Hangi duyuları güçlüdür? Bunları incelerken erk hayvanınızın size yaşamsal enerjinizin akışını izlemeniz için nasıl ipuçları verdiğini de görebilirsiniz.

2) Hayvanın halk öykülerinde ve mitlerdeki anlatımlarını inceleyin.
Özellikle yaşadığınız yerde ve atalarınızın yaşadığı memleketlerdeki mitolojik kültür ve halk öyküleri içindeki yerini inceleyin. Ve kendi geçmişinizde bu hayvanla ilgili okumuş olduğunuz kitapları, filmleri ve dinlediğiniz masalları da anımsayın. Bunu yapmak bana genellikle sayısız ilhamlar verir.

3) Bedeninizdeki hayvan ruhlarını besleyin ve onurlandırın.
Erk hayvanınızın bedeninizdeki enerjisini nasıl besleyebileceğinizi düşünün. Bu hayvanın fiziksel duyularını kullanmaya çalışın (Şahin’in keskin görüşü, Tilki’nin keskin işitme duyusu, Kurt’un koku alma duyusu ya da Aslan’ın gür sesi). Onun sevdiği ya da en azından tolere edebileceği yiyeceklerden yiyin.

Benim onlara teşekkür etmek için, yukarıdakilere ek olarak, izlediğim yöntemlerden biri de becerebildiğim kadarıyla resimlerini yapmak, bazen şiir yazmak ya da şarkı söylemek. Fakat en sevdiğim şey, onlara teşekkür etmek için yolculuk yapmak. Bu yolculuklarda onlara sorduğum tek bir soru oluyor: “Sana nasıl teşekkür edebilirim?”  

25 Şubat 2013 Pazartesi

Dönüşüm Haberleri Mart 2013

Dönüşüm Haberleri Mart 2013               
Sandra Ingerman

Ocak ayında ölüm ve ölmek üzerine yazılan bir kitap için bir harika görüşme yapma fırsatım oldu. Bana sorulan sorulardan biri de “Yaşamımızın sonuna yaklaşırken yapmamız gereken önemli şeyin ne olduğunu hissettiğimdi.”    

Buna cevabım içsel huzuru bulmamızın önemli olduğunu hissettiğim oldu. Yaşamlarımızın sonunda, yaşamın bize ve bizim için getirdikleri ile barışmamız çok önemli. Çünkü insanların acı hislerle ayrıldıklarını görmek bana üzüntü veriyor. Bu dünyadan huzur dolu bir noktadan ayrılabilmek ne büyük bir armağan.   

Yaşamlarımız boyunca deneyimlediğimiz pek çok ölüm olduğunu yazmaya devam ediyorum. İnisiyasyonlar ve değişimler içeren geçirdiğimiz küçük ölümler var.   Ve sonra da fiziksel bedenlerimizden aşkın gerçekliğe geçiş yaptığımız büyük ölüm var.

Küçük ölümleri de fiziksel yaşamımızın sonunu da deneyimliyor olsak daima önemli olan içsel kuyumuzda derinlere inmek ve içsel huzurun olduğu yere gelmek. Çünkü çevremizdeki dünya değişmeye, büyümeye ve evrilmeye devam etmekte. Ve bize sunulan pek çok güçlük var. Ama bu güçlükler aynı zamanda da birer armağan. Güçlü bir içsel huzur hissini ne kadar çok sağlayabilirsek dengemizi kaybetmez ve yaşamın bize getirdikleri ile savrulmayız. Bu her zaman spiritüel bir yaşam sürdürmenin en önemli öğretilerinden biri olmuştur. Şimdi burada olduğumuzu ve dünyanın kendisinin de son derece çalkantılı bir döngüde olduğunu hissediyorum. Bizi çevremizdeki çalkantılara karşı koruyan ve tamponlayan o derin içsel huzuru bulmalıyız.  

Yıllardır öğretmekte olduğum spiritüel uygulamalarınızı sürdürdükçe İçsel Dünyanızı güçlendirecek ve içinizde yaşamakta olan huzur, zenginlik ve sağlığı bulacaksınız.

Geçen ay ruhun yolunu izlemenin ne kadar öenmli olduğu hakkında yazmıştım. Bu konuyla devam edersem, ruhun yolunu izlerken aynı zamanda kendimizi de nasıl onurlandıracağımızı öğrenmemiz gerekiiyor.

Bir çoğumuzun diğerlerinin istek ve ihtiyaçlarını karşılama ihtiyacı hissettiğimizde gerginleştiğini biliyorum. Yardımcı ruhlarım bu tarz davranışlarla bedenlerimizde nasıl enerjetik kaçaklar yarattığımızı gösteriyorlar.  
Bana gösterilen imajda yatay enerji kaçaklarının nasıl fiziksel ve duygusal düzeyde zayıflıklar yarattığını gördüm.

Bana kendimize sadık kalmanın ve enerjimizin dikey biçimde akarak bizi üzerimizdeki göklere ve toprağın köklerine bağlayacak  gerekli sınırları yaratmanın ne kadar önemli olduğu gösterildi. Bunu yapmayı sürdürdükçe ve içimizde güçlü ve merkezlenmiş bir hale kavuşunca, göğü ve yeryüzünü kalbimizde köprüledikçe, enerji bizden tüm yönlerde akar ve hem sevdiklerimize hem de tüm yaşama sevgi ve ışık yayabiliriz.

Sağlıksız enerjetik bağlantılarınızı Işık Kazanına salıvermeyi sürdürün. Bu seremoni hakkında
Aralık 2012 Dönüşüm Haberlerinde yazmıştım.

Dolunay 27 Mart’ta. Kendi içinizde derinlere kendi ilahi ışığınızın gücüne yolculuk yapın. Yeryüzünün çevresinde ve derinliklerinde güçlü ve ışıltılı bir ışık örmeye devam eden küresel topluluğumuza katılın. Bu örgü, sağlıksız koşulların oluşturduğu gerçeklik örgüsü çözülmeyi sürdürürken tüm yaşamı sevgiyle tutuyor. Hep birlikte gerçek sağlık ve uyum dolu bir yaşamı düşleyerek gerçekleştiriyoruz.

Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başlayanlar lütfen
İnsanlardan Oluşan Bir Işı Ağı Yaratmak yazısını okuyun.

Aylık dolunay seremonimizin açıklamalarına küresel topluluğumuz için bir şifalanma seremonisinin ayrıntılarını ekledim. Bunu yıllar önce eklemiştim. Yaklaşık geçtiğimiz bir yıldır bu çalışmayı sürdürmeyi teşvik etmediğimin farkına vardım.  

Spiritüel bir yolda olan birçok kişiden de duyduğum gibi gitgide daha çok sayıda insan fiziksel düzeyde güçlüklerle karşı karşıya. Çünkü yaşamlarımızda daha fazla uyum yaratmayı öğrenirken, fiziksel bedenlerimiz de değişerek yeni frekanslarla uyumlanmak zorunda. Bazen akan yeni enerjilerle yeniden dengelenmeden ve uyumlanmadan önce sağlık durumumlarımızda bir miktar uyumsuzluk deneyimleriz.  

Yıllar önce çemberimizdeki herkes için dolunayda nasıl bir transfigürasyon seremonisi yapabileceğimizi yazmıştım. Dolunayda insanlardan oluşan ışık ağını yaratmayı sürdürürken aynı zamanda da kendinizi bu devasa küresel çemberin içinde sırayla uzanırken görün. Çemberin ortasındayken kendinize çemberi oluşturanlar tarafından yayılan ışık ve sevgiyi absorbe etmek için izin verin. Sonrasında ortada uzananlara ilahi ışık ve koşulsuz sevgi yayanlara katılın. Çemberin içine ve dışına doğru olan bu hareketinizin kolaylıkla akmasına izin verin.

Yaşamın yolunda giderken her birimizi güçlendirmek için birlik olabiliriz. Sakin sularda seyrettiğimiz ve bundan keyif aldığımız zamanlar olacak. Ve çalkantılı sulara rastladığımız zamanlar da olacak. Bu, yaşam ve doğanın bir parçası olmaktır. Yaşam ırmağında giderken her birimize gerçek birer destek olabiliriz.

Gün dönümünü karşılıyor olmamıza ve bahara giriyor oluşumuza inanmak bana zor geliyor. Zamanın ne kadar hızlı ilerlediğine inanamıyorum!

Yaşadığımız zamanın gerçekliğe farklı şekilde bakmamızı gerektirdiğine inanıyorum. Her birlikte bizi yalnızca çevremizdeki somut dünyayı görmeye zorlayan kolektif inançlardan kurtulmak için çalışıyoruz.

Spiritüel öğretilerde hepimizin birbirimizle bağlantısını sağlayan bir yaşam ağı olduğu anlayışı vardır. Ve şamanizmin bir parçası da “herşeyin içinde yaşamakta olan ruh” olarak adlandırdığımızı onurlandırabilmek ve saygı göstermek için uygulamar bulmaktır. Yaşadığınız yerde yaşamı destekleyen bitki ve ağaçları onurlandırmak için yollar bulmak önemlidir. Ve hayvanları, kuşları, böcekleri, kayaları, vd. onurlandırmak da önemlidir.  

Biz doğaya daha çok saygı gösterdikçe doğa da bize saygı gösterir. Bu, şamanizmdeki karşılıklılık ilkesine dayanır. Salish Kızılderilileri “skalatitude” sözcüğünü kullanırlar. Bunun anlamı, “İnsanlar ve doğa kusursuz uyum içinde olduklarında her yerde sihir ve güzellik vardır.”

Bahar/güz gündönümünü karşılamak için doğa ile nasıl daha fazla bağlantı kurabileceğiniz ve doğanın döngüleri ile uyum içinde yaşamamız için bize çağrıda bulunan doğa yasalarıyla nasıl uyum içinde yaşabileceğiniz hakkında ruhunuzun derinliklerini araştırın.

Gündönümünde yaşadığınız yerdeki canlıları onurlandırın. Ruhlar için sunu bırakın. Bu sununun size yaşam veren toprak, hava, su ve ateşe (güneş) şükran sunmanın bir yolu olmasına niyet edin.  Çevrenizde yaşayan tüm canlılara şükranlarınızı sunun. Yaşamakta olduğunuz yerdeki yardımcı ata ruhlarına ve size yaşam veren kişisel atalarınıza da şükranlarınızı sunmak isteyebilirsiniz. Kendi yardımcı ruhlarınıza, gizli halka ve memleketinizin ruhuna da şükranlarınızı sunabilirsiniz.  
Bir şehirde veya kırsal alanda yaşıyor olmanızın önemi yok. Doğada sunularınızı bırakabileceğiniz yerler bulabilirsiniz.

“Doğru sunu” diye bir şey yoktur. Ben sunu olarak mavi mısır unu bırakıyorum çünkü mavi mısır ununun benim için derin bir anlamı var. En sevdiğiniz yiyecekten bir parça, çiçekler, en sevdiğiniz içecek, vs gibi şeyleri sunu olarak bırakabilirsiniz. Önemli olan sunu olarak ne bıraktığınız değil, şükranlarınızı sunma niyetinizdir. Doğa zihninizi değil kalbinizi okur.

Meditasyon veya şamanik yolculuk sırasında yaşadığınız yerin ruhuyla bağlantı kurun. Bunu bir meditasyon olarak yaparsanız, genişleme hissi veren bir müzik çalın ve yaşadığınız yerin ruhu ile tanışmaya niyet edin. Eğer bunu bir şamanik yolculuk olarak yaparsanız, aynı niyetle görünmeyen alemlere seyahat edin.

Yaşadığınız yerin ruhuna doğayla uyum içinde yaşamak için yaşamınızda hangi değişiklikleri yapabileceğinizi sorun. Yaşamınızı daha iyi hale getirmek için rehberlik isteyin.
 
1980lerin başında Santa Fe’ye ilk taşındığımda yerleşmekte zorluk yaşadım. Santa Fe’nin evim olduğunu hissetmiyordum ve birkaç işte çalışmama rağmen kendime bakamıyordum. Sonunda Santa Fe’nin ruhuna bir yolculuk yaptım ve rehberlik istedim. Santa Fe’nin ruhu bana kendisini güzel bir tanrıça olarak gösterdi ve birçok yıl boyunca yolculuklarımda öğretmenim haline geldi. Bana yapmam gereken beş şeyi söyledi. Tüm önerilerini uyguladım ve yaşamımın nasıl değiştiğini görmek ve ihtiyacım olan herşeyin birdenbire akması hayret vericiydi.

Mevsim değişimlerinde yaşadığınız yerdeki toprakla birleşmek harikadır. Bizler bu uygulamayı yıllardır yapmaktayız. Yaşadığınız yerin ruhuyla bağlantıya geçmek de iyidir. Toprağın mevsim değişimlerinde nasıl değiştiğini, ki bu sizin de nasıl değiştiğinizin bir yansımasıdır, öğrenerek bir bilgi zenginliğine sahip olursunuz. Ve yaşadığınız yerin ruhu ile daha fazla bağlantı kurarak bir uyum noktasına geçebilirsiniz.    

Haydi  Kuzey Yarıkürede yaşayanlarımıza sevinçli bir ilkbahar ve Güney Yarıküredeki çemberimize de derin ve muhteşem bir sonbahar dilemek için kalplerimizi birleştirelim.